Kaderimi yazan mürekkep sadece sayfaları değil, baştan sona tüm romanı siyaha bulamıştı. Sonrasında beni sayfaların arasında, yangınların ortasında küle dönüşmeye mahkum etmişti. Birer birer yanıp yok olmuştu her şey, ben de dahil.
Ve ben bu yangınların arasında, kimsenin haberi olmadan içimde bir ruhu öldürürken diğerini yaratmak için savaş vermiştim.
Kaderimin boynuna asılan madalyonun iki yüzü vardı; biri adaletin aydınlattığı yolda sarsılmaz adımlarıyla yürüyen Savcı Ahu Karahan'dı, diğeri ise kardeşinin intikamını almak için bütün yasaları kendi lehine çevirebilecek kadar kana susamış bir albay kızıydı.
Ve hiç kimseye acımayacaktı.
Kendine bile.
Sete geç kaldığını haber vermek isteyen başarılı bir oyuncu, yanlış numarayı tuşlar ve hikaye o zaman başlar.
Bu yanlış numara, büyük bir aşkın kıvılcımını ateşler. Daha önce duygularını kullanmayan, acımasız, Rusya'nın en büyük adamı aynı zamanda Mardin'in en büyük aşiretinin oğlu olan adam, bu kıvılcımda tutuşmaya hazırdır.
Mardin'de çekilen dizisi ile ün alan oyuncunun, Mardin'li adam ile aşk yaşadığı yerde Mardin olur.