"Neden lale biliyor musun?" dedi yanında kendisini izleyerek sigarasını içine çeken adama. Kendi yanında içtiği sigaraya her zaman 'keyif sigarası' olarak adlandırırdı. Kafasını olumsuz anlamda sallayıp sevdiği kadının gülerek anlattığı hikayeye odaklandı.
"Ferhat ve Şirin kavuşamaz, Şirin'in babası bir türlü vermez kızını Ferhat'a. Çok ağlamışlar o yüzden, o iki sevgilinin gözyaşının düştüğü toprakta kırmızı lale bitermiş... Oradan kalmış büyük aşk diye kırmızı lalenin anlamı. Bende sevdiğime kavuşamayacak gibi hissediyorum, laleyle taçlandırmak istiyorum o yüzden, beni her hatırladığında bana lale alsın. Beni sevmeye devam ettiğini göstermek için hep lale göndersin." Aşina konuşurken dalıp giderdi Furkan, kavuşamadığı aşkına dalıp giderdi... Şimdi karşısında oturmuyordu ama hatıralarına yer edindiğinde yine dalıp gidiyordu.
Her nisan ayı gelip çattığında lale gönderirdi Aşina'ya...
Aşina ise uzaktı Furkan'dan, bilinmezlikler arasında kabul edemiyordu Furkan'ın onu bırakmasını, gönderdiği lalelerin içinden bir lale alıyor gerisini Furkan'ın adresine yolluyordu. Furkan ise alınan laleden haberi olmadan kabul etmediğini zannedip yıkılıyordu... Oysa ki biliyordu Furkan, Aşina'nın buket içinden aldığını kırmızı laleyi. İlkbahar akşamında çalan keman eşliğinde laleye bakarak Furkan'ı düşündüğünü.
Kadife sesli kadının sahilde yayılan sesini bastırıyordu keman sesi ya da Aşina duymuyordu Furkan'ı düşünmekten çevresindeki sesleri...
Elindeki kırmızı laleyi denize atarken kadının sesi yükseldi, "Elbet bir gün buluşacağız, bu böyle yarım kalmayacak..."
Všechna práva vyhrazena