We've updated our Content Guidelines.
Review the latest guidelines to keep sharing stories safely.
Loina

Loina

  • WpView
    Reads 149
  • WpVote
    Votes 22
  • WpPart
    Parts 5
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Mon, Apr 24, 2023
WpInfo
Fiction
Fantasy
Genç adam sinirli bir şekilde evin kapısını yumruklamaya başladı. Karısının kapıyı açması uzun sürmedi. "Joa nerede Karen?" Genç kadın arkasını döndü ve şöminenin önüne gidip ellerini alev alev yanan ateşe uzattı. Belki de zihnindeki soğuk düşünceleri ısıtabileceğini düşünüp, onun bilincinde ilerliyordu. "Karen, beni dinliyor musun? Joa nerede?" Genç kadın sessizliğini korumaya devam etti. "Karen seni lanet olası! Oğlumuza ne yaptın?" "Onu büyücüye sattım!" Genç adam elindeki odunları yere düşürdü. Çenesi kasılmıştı. Alev alev yanan gözleri ile kadına sert bir şekilde bakıyordu. Kadının yüzünde tek mimik oynamamıştı. Halinden memnun gibi bir tavrı vardı. Genç adam kapıyı sert bir şekilde çekip dışarı çıktı. Hava alması gerektiğinin farkındaydı. Oğluna sahip çıkması gerektiğinin farkına varması gibi. Ama herkesin bildiği gibi. Her son sadece bir başlangıçtı.
All Rights Reserved
#97
kin
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Katman :1451( Düzenleniyor) (+18)
  • FIRTINA ZAMANI
  • İçimdeki Canavar (TAMAMLANDI)
  • KIZIL GECE
  • Bir Cadının Bedeninde Uyandım
  • Kanlı Lordun Gelini
  •  Sonu Kötü Biten Yan Karakter Oldum!
  • The Villainess turns the Hourglass|•ÇEVİRİ {Tamamlandı}
  • KORDELYA

İlk Yayın Tarihi: 9 Şubat 2026 ​"Bir arkeolog olarak toprağın altında geçmişi ararken, bir gün o geçmişin tam ortasına düşeceğimi hiç hayal etmemiştim." ​Seray için hayat; kazı alanları, tozlu kitaplar ve tarihin sessiz tanıkları olan antik parçalardan ibaretti. Ancak İstanbul'un kalbinde açılan o gizemli çukur, onu sadece toprağın altına değil, tam beş yüz yıl öncesine, 1451 yılının kışına sürükledi. ​Avucunda yanan, sırrını çözemediği o mühürle; ne olduğunu anlamadığı bir çağın, entrikalarla dolu bir sarayın ve henüz 'Fatih' olmamış ama gözlerinden ateşler saçan bir sultanın kucağına düştü. ​Şimdi Seray için hayatta kalmak, o paslı dikişlerle dolu yarasından daha zordu. Bir yanda kendi zamanına dönme arzusu, diğer yanda II. Mehmed'in sarsılmaz korumacılığı ve omuzlarına binen cihanın yükü... ​Tarih kitaplarında okuduğu o büyük fethin eşiğinde, Seray sadece bir tanık mı olacaktı yoksa o meşhur tarih sayfalarını kendi elleriyle mi yeniden yazacaktı? ​"Ben buraya ait değildim ama onun gözlerine baktığımda, ilk kez kendimi evimdeymişim gibi hissediyordum." ​Zamanın durduğu, mühürlerin konuştuğu ve kalplerin savaştığı bir hikaye başlıyor.

More details
WpActionLinkContent Guidelines