Bacağımı vurduğum anda inledim. Büyük bir ihtimalle kanıyordu. Farketmeden de önünü çektiğim kıyafetin göğüs dekoltesinin biraz fazla açıldığını, göğüslerime değen ılık havayla anlamıştım. Işığı bulmaya çalışırken ayakkabımın topuğu kaymıştı. Tutunmaya çalışırken birinin daha olduğunu hissetim. Kocaman bir el belime dolandığı an irkildim ve aynı zamanda ışıklar açıldı.
O koca elin sahibi Devrim'di. Koyulaşmış gözleri üzerimdeydi, her bir bölümümde geziniyordu. Zaten birbirimize yapışık gibi olan vücutlarımız işleri daha da zorlaştırıyordu. Gözlerim onun orman gibi derin olan yeşil gözlerinde, esmer teninde, üzerindeki gömlek sayesinde belli olan kaslarında gezindi. Onun gözleri ise bal gözlerimde, burnumda, dekoltemin biraz fazla açıldığı göğüslerimde geziniyordu. Birbirimizi süzdük ve sonunda kendimize gelip bakışlarımızı hiç olmaması gereken yerlerden çektik.
Yavaş hareketlerle vücutlarımızı birbirinden ayırdık, sanki ömür boyunca öyleydi de yeni ayrıyormuşuz gibiydik. Elini yavaşça belimden çekti fakat geriye bir adım atmadı bende dengemi sağladım, hâlâ aynı pozisyondaydık ama birbirimize değmiyorduk. "Bunlarla zor değil mi?" Diye fısıldadı.
"Ha?" Diyerek girdiğim şoktan çıkarken yüzüne nefesimi üfledim. Oynayan adem elması dikkatimi çekti o anda. "Topuklular diyorum, zor değil mi?" Diye sordu erkeksi sesiyle. Bakışlarımı oynayan adem elmasından çekip yüzüne baktım.
"Zor. Güzellik böyle bir şey." Dedim, şu anın büyüsünden bacağımdaki kanayan yeri unutmuştum. Dudağının bir köşesi hafifçe kıvrıldı ve geriye çekildi.
____
•Yeni bölüm gelmeye devam edecek. ❤️
•Argo, küfür, +18 içerir. Bunları göz önünde bulundurarak başlamanızı tavsiye ediyorum.
•Bu hikayede geçen her olay hayal ürünüdür, hiçbir kurum kuruluşla alakası yoktur.
All Rights Reserved