Yıllardır annemden mektup alıyordum nerden bile bilebilirdim ki son mektubu alacağımı.
Hayatımızın en güzel macerası seninle devam ediyor. Her gün büyüyor ve her gün başka bir çocuk oluyorsun.
Senin yaşadığın her deneyim, bizi hayata bağlıyor. Seni izlemek, en sevdiğim şarkıyı dinlemek gibi, hep huzur veriyor. Bilmediğin ama öğreneceğin o kadar çok şey var ki hayatta, tıpkı benim her an öğrendiğim gibi. Korkma, zaman bunların hepsini senin kulağına fısıldayacak.
Bu fısıltılar içinde tanıdığın iyi insanları sakın kaybetme. Çaresizliği de öğreneceksin elbet, ama bunun ilacını da kendin bulacaksın. İyi dostlar, güzel hatıralar, ailen, öğretmenlerin, belki sahip olmayı çok istediğin köpeğin, belki yağmur, kitapların, bunların hepsi sana ilaç olacak belki. Vazgeçme bu hayatı yaşamaktan. Senin ilklerin bizim en büyük mutluluklarımız oldu ve olacak. Sen de büyüdükçe tadına varacaksın her ilkinin. Onurlu yaşamak en büyük erdemin olsun bu hayatta. Aç kalsan da, yorulsanda, sıkılsan da onurundan asla vazgeçme. İyi insanlar biriktir hep yanıbaşında. Gözünün içindeki umudun hiç sönmesin. O insanlar hep umut olsun sana.
Hayatın bir maraton gibi değil, tadına doyamadığın bir sürü anıyla bezensin. Sen doğduğunda içimi saran o kokun varya, sana dair ilk hatıram. Ne çok şeye sebep oldun aslında sen bilmeden. Aşık olduğum adamı bir de baban olduğu için sevdim. Annemi öğrettin mesela bana. Meğer senden önce ne çok ihmal etmişim onu. Zaman ne çabuk geçiyormuş, küçücük boyunla ne büyük laflar ediyorsun aslında. Ne çok şey öğretiyorsun bize. Sen de zamanın kıymetini bil. Hiçbir yaşın geri gelmeyecek, mutlulukla geride bırak her gününü.
Acı da çekeceksin elbet, çok defa ağlayacaksın. Boş vermeyi de öğreneceksin korkma. Geriye dönüp baktığında hep mutlu olduğun anılarını hatırlayacaksın ilk önce.
Bir kaldırımın köşesinde buldum hayalimi.
Gözlerimi kapattım, bıraktım avucuna kalbimi.
Dedi ki, sonuna kadar tutacak mısın elimi?
İçimden cevapladım, birlikte tırmanacağız tüm merdivenleri.
Mumlar üfledim, dilekler diledim.
Kayan her yıldızda adını sayıkladı dilim.
Ve o bana doğru tek bir adım geldiğinde
Ben hiç gitmesin diye bütün yolları denedim.
🏀
"Doruk?" dedim heyecanla. Bakışları yüzümde oyalanmaya devam ettikçe duramadım yerimde. Bir şey söyleyecekti. Bir şey söylemek için buradaydı. "Kaptın mı formayı?"
"Feza," dedi ve seri adımlarla ona doğru ilerlediğim sırada o da birkaç adım yaklaştı bana. Sadece ismimi söylemişti ama heyecanını yansıtması için bu yeterliydi. Devam etmesini beklerken kalbim yerinden çıkacak gibiydi. "Kaptık formayı."