Varislerin Kolyesi

Varislerin Kolyesi

  • WpView
    Reads 15
  • WpVote
    Votes 3
  • WpPart
    Parts 2
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Wed, May 17, 2023
İki düşman korsan gemisi. Baram ve Bada. Hikaye, bu iki geminin en büyük varisleri Morgan ve Ember etrafında dönüyor. Düşman olarak yetiştirilmiş iki varis. Ember çocukluğundan beri acımasız yetiştirilmiş, Baram'ın varisi bir kız. Bada'ya olan öfkesi,biricik annesinin katledilişinden geliyor. Morgan; denizlerin en iyi savaşçısı olmak için yetiştirilmiş olmasına rağmen, her zaman insanları öldürmekten nefret etmiş bir karakter. Bir gün Morgan yetiştirilmesinin en büyük nedenini gerçekleştirmek için Baram'a saldırıp varis Ember'ı öldürmeye gider ve o esnada Ember'daki kolye dikkatini çeker. Kendisininkinin aynısı olan bu kolye, ona annesinden kalmamış mıydı? Bu kolye onda ne arıyordu? Kafasını karıştıran bir şeyler vardı
All Rights Reserved
#401
korsan
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • SİYAHIN BEYAZI ( ARA VERİLDİ)
  • HER KİMSEN
  • DELİ YÜZBAŞI (+21)
  • Cemre Karadeniz'e Düşerse/GERÇEK AILEM
  • Aile Sırları
  •  ABİLERİM Mİ?
  • ISSIZ ADA (+18)
  • Gerçek Ailem~ Eliz
  • KURTBEY

Miray Aras, hastanenin yoğun kokusu ve telaşlı kalabalığı arasında, beyaz önlüğünün eteklerini uçuşturarak odasına doğru ilerliyordu. Uzun bir nöbetin yorgunluğu omuzlarına binmişti ki, genç bir hemşire nefes nefese yanına yaklaştı. "Miray Hocam, Başhekim Murat Hoca sizi odasında bekliyor. Önemli olduğunu söyledi," dedi hemşire. Miray, yorgunluğunu bir kenara itip rotasını başhekimliğe çevirdi. Murat Bey disiplinli bir adamdı; eğer çağırıyorsa bu ya yeni bir vaka ya da ciddi bir durum demekti. Koridorun sonundaki kapının önüne geldiğinde duraksadı, üzerini düzeltti ve kapıyı sertçe çaldı. İçeri girdiğinde çalışma masasının önünde, her zamanki profesyonel duruşuyla dikildi. Gözleri masanın önündeki boş koltuklara kaydı, ardından Murat Bey'in koltuğuna baktı. Koltuk arkası dönük duruyordu. Murat Hoca'nın orada olduğunu düşünerek hafifçe boğazını temizledi: "Buyurun hocam, beni çağırmışsınız?" Koltuk yavaşça, gıcırdayarak öne doğru döndü. Ancak Miray'ın karşısında görmeyi beklediği babacan Başhekim yoktu. Onun yerine, pahalı takım elbisesi içinde oldukça genç, keskin hatlı ve fazlasıyla yakışıklı bir adam oturuyordu. Adamın yüzünde, zafer kazanmışçasına kibirli bir gülümseme yayıldı. Miray kaşlarını çatarak bir adım geri gitti. "Siz kimsiniz? Murat Hoca nerede?" Genç adam, sanki karşısındaki şaşkınlıktan keyif alıyormuş gibi arkasına yaslandı. Bakışları Miray'ı tepeden tırnağa süzdü. "Murat Hoca yok, ben varım," dedi sesi buz gibi bir özgüvenle. Ardından tek kaşını kaldırarak ekledi: "Abin Civan Mirhanoğlu. Sonunda tanıştık ha, kardeşim?" Miray olduğu yerde donup kaldı. Beyni bu cümleyi idrak etmekte zorlanıyor, hastanenin uğultusu kulaklarında kesiliyordu. Sonradan düzenlenecektir!

More details
WpActionLinkContent Guidelines