Kaknüs Kuşu

Kaknüs Kuşu

  • WpView
    Reads 62
  • WpVote
    Votes 10
  • WpPart
    Parts 2
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Fri, May 5, 2023
"Kaknüs Kuşlarını bilir misin?" diye sordu. Başımı iki yana salladım. "Çok güzel sesleri vardır, öttüklerinde etrafında ki tüm kuşlar susar. Ve o susan kuşlara ne olur biliyor musun? Ölürler." Buz kestiğimi hissediyordum, soğuk olan yer oda mıydı yoksa zihnim miydi emin değildim. "Onları öldüren de Kaknüs Kuşu'dur. Sen o Kaknüs Kuşu'sun, öttüğünde çevrende ki herkesi öldüreceksin. Ve Kaknüs Kuşları..." Gözlerimin içine baktı, "Ölecekleri zamanı bilirler, ormana giderler ve odunları bir araya getirip kanatlarıyla onları alevlendirir, çıkardığı alevlerin arasında kendilerini yakarlar." "Ben Kaknüs Kuşu olamam, kendimi yakacak değilim." "Yakacaksın," dedi, ardından sigarasını küllüğe bastırdığında odada külün kokusu yayıldı. "Yakacaksın ve yeniden küllerinden doğup doğmamak senin elinde." ~~ İki kanlı yolum var, biri gittikçe koyulaşıyor. Birisi ise koyulaşmıyor, o zaten oldukça koyu. Hangi yoldan gideceğimi bilmiyorum, ama tek bildiğim bir şey var; birinci yoldan gidersem artık kan gölünde yüzerim, ikinci yoldan gidersem kanın kendisi ben olurum. Ve kimse koyu kan olmak istemez. Birinci yoldan gidemem, çünkü korkarım o kan gölünde boğulmaktan. Ve ben Kumru Adal... İkinci yolu seçtim. Çünkü bilirim, eğer birinci yolu seçecek olsaydım ikincisi doğmazdı. HİKAYE TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜNDEN VE KURGUDAN İBARETTİR. +18 VE KANLI SAHNELERDEN HOŞLANMAYANLAR OKUMASIN.
All Rights Reserved
#77
lisehayatı
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • MOR SÜTYEN  (Yarı Texting)
  • MESAJIN HEDEFİ ŞAŞTI // TEXT
  • Mafyaymısmıs
  • Futbolcunun aşkı | TEXTİNG |
  • YENGE | YARITEXTİNG
  • Gecenin Ucunda |  Texting
  • Göz Göze "40" Saniye | Texting
  • Sirayet|Texting
  • ALİN | Gerçek Aile
  • KORKUT / bxb

Bazı düşüşler yere çakılmakla değil, bir canavarın inine düşmekle son bulur." İz, hayatını viyolonselinin kalın tellerine ve siyah dantellerine saklayan, melankolik bir konservatuar öğrencisiydi. Tek istediği, notaların gürültüsüyle dünyayı susturmaktı. Pusat, hayatını kırdığı kemiklerin sesiyle kazanan, öfkesi bileğine takılan elektronik kelepçeyle eve hapsedilmiş bir yeraltı dövüşçüsüydü. Tek gerçeği, sınırları çizilmiş o dört duvardı. Biri yukarıda sanat yaratıyor, diğeri aşağıda vahşeti dizginlemeye çalışıyordu. Ta ki o geceye kadar. İz'in balkona astığı mor sütyen, rüzgarın ihanetiyle aşağı süzüldüğünde, sadece alt kata düşmedi. Pusat'ın yasaklı bölgesine, tam kucağına düştü. Pusat dışarı çıkamazdı. İz aşağı inmeye korkardı. Telefon titredi. Gönderen: Alt Kat Mesaj:"Eşyan kanlı ellerimin arasında. Ve biliyorsun viyolonselist, ben bu evden çıkamam. Eğer onu geri istiyorsan, benim kafesime girmek zorundasın." Sanat, şiddete teslim olduğunda notalar susar. Şimdi sahne sırası, kafesteki canavarda.

More details
WpActionLinkContent Guidelines