Ceza evinin uzun koridorunda bir elinden babaannesi diğer elinden dedesi tutmuş babasını ziyarete gidiyordu. Akın'ın ilk gelişi değildi. Ama her seferinde yine isyan ediyordu. Babam bizimle ne zaman gelecek diye.... Altı aydır annesini de görmüyordu. Annesi de bırakıp gitmişti. Oyüzden daha kırgın dı hayata.... Başını kaldırıp baktığında annesi ile göz göze gelmişti. Aralarında beş on metre mesafe vardı. Bir adım daha atamadı duraksadı. Oysa koşmak istiyordu. Küçük kalbi öyle kırgındı ki yerinden milim kımıldamadı. Annesi kollarını açmış," kuzum gel" diyordu." Babaanne bak annemde burdaymış dedi. " Titreyen sesiyle.... Ferayenin de gözlerinden yaşlar süzülüyordu. "Oğlum gel anneni özlemedin mi?" Bütün gözler ikisini seyrediyordu.Akın babaannesinin arkasına doğru bir adım geri gitti. "Neden sende beni bırakıp gittin?." "Ben mecburdum hasta olmuştum." "Beni de götürseydin.Hem sen gidince bende hasta oldum." "Özür dilerim. gittiğim yere çocukları almıyorlar dı yoksa seni bırakırmıydım." "Hadi gel kuzum annen en çok seni özledi." Akın daha fazla dayanamamış annesinin kucağına doğru koşmuştu... Anne oğul bir birlerine öyle hasretle sarılıyorduki koridordaki herkes te göz yaşlarına boğulmuştu. Dile kolay bir anne için altı ay bir ömür gelmişti. Oğlu Akın'ı hem öpüyor hem kokluyor hemde hasret ile sarılıyordu...All Rights Reserved