Story cover for LEVAİC by mealonia
LEVAİC
  • WpView
    LECTURES 1,360
  • WpVote
    Votes 116
  • WpPart
    Chapitres 10
  • WpView
    LECTURES 1,360
  • WpVote
    Votes 116
  • WpPart
    Chapitres 10
En cours d'écriture, Publié initialement mai 06, 2023
Bir soylu, bir taş ustasına aşık olursa neler olurdu?


Odunların bitmesiyle birlikte elindeki baltayı tere attı. Yere eğildi ve kestiği odunları toplamaya başladı. Odunları topladıktan sonra içeri yürüdü. Bir süre etrafta görünmedi. Arkamı dönüp gidecekken tekrar çıkageldi. Evden çıktı ve odun kestiği yere doğru ilerledi. Eğildi ve baltayı yerden aldı. 

O sırada eve girecekken başını olduğum tarafa çevirmesiyle göz göze geldik. Kahve hareleri, mavi gözlerimle buluştu. Benim aksime kaşları çatılırken, bir anda panik oldum. Bir iki geri adım atarak geri gittiğimde, üstüme doğru baltayla bir adım attı. İyice panik olarak arkamı dönüp koşmaya başladım. "Hey sen!" diye bağırdı arkamdan. "Kimsin? Dur orada!" 
 
...
16.05.2023
Tous Droits Réservés
Inscrivez-vous pour ajouter LEVAİC à votre bibliothèque et recevoir les mises à jour
ou
#99kral
Directives de Contenu
Vous aimerez aussi
AZE, écrit par kelebekleroldu1
37 chapitres En cours d'écriture
PANOMDA VE KİTABIMDA REKLAM YAPANLARI ENGELLİYORUM, YORUMLARINI SİLİYORUM. *** "Tahsin amca kim bu herif?" diye sordum. Kara gözleri avına odaklanmış bir aslan gibi keskince benim ürkek yeşillerime odaklıydı. "Behzat Kıvançlı'nın büyük oğlu Halil İbrahim Kıvançlı." dedi sesinde bariz bir gerginlik vardı. Benim tanımadığım bu adam etrafımdaki herkesi fazlasıyla germiş durumdaydı. "Onlar Karadenizli değiller mi? Ne işi varmış bu topraklarda?" diye sordum. Gözlerimi zar zor kopardım kara gözlerinden. Göz göze geldik Tahsin amcayla, "Onun olanı almaya gelmiş babandan, öyle diyorlar..." Anlamaz bir şekilde kaşlarımı çattım, "Onun olan ne varmış burada acaba? Bizim topraklarımızda hükmü geçmez onun!" dedim çirkefçe. "Benim hükmümün geçmeyeceği bir toprak yoktur küçük hanım." Arkamdan duyduğum sesle irkildim, bu kalın ve sert ses Halil İbrahim denen adama ait olamazdı değil mi? Tahsin amcanın gözlerinden dehşet geçti, arkamdaki adamın önünde hemen ellerini birleştirip başını eğdi ne oldu bilmiyorum ama sessizce yanımızdan sadece birkaç adım ayrılıp bizi baş başa bıraktı ama hala köşede tetikteydi. Cesaretimi toplayarak döndüm ona. Yakın mesafeden gördüm kara gözlerini şimdi daha bir karanlık bakıyordu. "Topraklarınızda gözüm yok. Ben benim olanı almaya geldim." dedi karanlık çıkan ses tonuyla. Yutkundum, sesimin titrememesine özen göstererek, "Senin olan neymiş?" diye sordum. O an gözlerinin parladığına yemin edebilirdim. "Aze, Aze diye bir kadın. Bey kızı Aze derlermiş buralarda ona." Gözlerim istemsiz irileşti, buzlu suyun içine düşmüş gibi titredim. Aze kızdım ben. Yüreği yiğit, gözleri güleç Aze kızdım... Bey kızı Aze derlerdi bana. *** BU KİTAPTA GEÇEN OLAYLAR VE KİŞİLER TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR. GERÇEK KİŞİ VE KURUMLARLA ALAKASI YOKTUR.
Vous aimerez aussi
Slide 1 of 7
Gül-i Saltanat cover
LEYLİFER: KANLI AY cover
KAPTAN 1919 (BXB) cover
MALKOÇOĞLU cover
AZE cover
Dük ile Beş Çayı cover
A'RAFIM SENSİN cover

Gül-i Saltanat

65 chapitres En cours d'écriture

Bir haremde yalnız kalmak, bin ordunun ortasında silahsız kalmaktan daha korkunçtu. Onlar aşkı seçselerdi, tarih susardı. Layla bir masal anlatmadı; o, iki imparatorluğu yeniden yazdı. Gül'ün en dikenli hâli, onun en tehlikeli zamanıdır. Bir kadının sessizce yükselmesi, iki imparatorluğun ayak seslerine karıştığında, tarih yeniden yazılır. Zaman geçer, hanlar değişir; lâkin bir kadının kalbine dokunan aşk, asla silinmez. Gözlerde saklananlar, fısıltılarda boğulanlar ve aşk uğruna can verenlerin destanıdır bu. Okuyacağınız her satırda, bir gülün kanla sulanmış hikâyesi vardır... Bu hikâye, sadece Layla'nın değil; aşkına, gururuna, düşmanına ve kaderine başkaldıran tüm kadınların hikâyesidir... Gül-i Saltanat, bir kadının hikâyesidir...