Syndari
  • WpView
    Reads 660
  • WpVote
    Votes 70
  • WpPart
    Parts 30
WpMetadataReadMatureOngoing
WpMetadataNoticeLast published Fri, Oct 11, 2024
Ha Kyungsoo ergenlik dönemine girdiğinden beri devamlı aynı rüyaları görüp duruyordu, ölümün pençesinden çaresizce kaçarken sık ağaçlı ormanda kendisini izleyen kırmızı gözlü canavarlar onu ne zaman düşecek diye kana susamış bir şekilde, her gece izliyorlardı. Bu rüyaları neden gördüğünü asla bilmese de annesinin ona anlattığı hikayeler daima aklına geliyordu. "...Seçilmiş olanı isteyen birçok kişi vardı fakat ruh eşine olan sevgisi öylesine büyüktü ki hiç kimseyi gözü görmezdi. Nice zenginlikler teklif edildi, nice güzellikler önüne serildi hatta nicr tehditler aldı fakat ruh eşi onun bu hayattaki tek sahip olduğu kişiydi. Seçilmişin ruh eşi, korkunç biriydi. Öfkesi tüm kıtalarda yankı bulmuştu, insanları birer böcek gibi öldürüyordu. Herkes çok şaşırıyordu. Aslında bu dedikodular bile seçilmişe yaklaşmaya engel olmalıydı fakat o felaket gerçekleşti. Seçilmiş, kıskanç ve güç sahibi insanlar tarafından her hayatında yakalanmış, güç uğuruna kurban gitmişti. Seçilmiş her hayatında büyük acılar, korkunç ıstıraplar çekmişti. Keza bu olaylar olurken her yeni yaşamlarında ruh eşi de delirmişti. Felaketin olduğu her yaşamda, ruh eşi, seçilmişe doyamadan yitiriyor sonucunda toplu katliamlar yaşanıyordu. Her katliam sonucunda, seçilmişin mezarının önünde perişan halde olan ruh eşi göz yaşları toprağı sularken gökyüzüne haykırıp aynı yemini tekrar ediyordu 'Geçmişimde sana aittim şimdi sana, gelecekte de sana ait olacağım. Her yaşamımızda yeminim olsun ki, intikamını alacağım. Ne kadar uzaklarda da olsak, aramıza kim girse de seni bulacağım, her daim senin olacağım.' Yeminlerine kanıt olsun diye yattığı toprağı her seferinde kendi kanıyla suluyor, eşinin yanında ölüyordu..." 17 yaşını biraz geçtikten sonra inanmak istemediği hikayelerin gerçekliğini sorgulamaya başlayacaktı...
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Katman :1451( Düzenleniyor) (+18)
  • KIZIL GECE
  • The Villainess turns the Hourglass|•ÇEVİRİ {Tamamlandı}
  • KORDELYA
  • FIRTINA ZAMANI
  • Kanlı Lordun Gelini
  • Bir Cadının Bedeninde Uyandım
  • İçimdeki Canavar (TAMAMLANDI)
  •  Sonu Kötü Biten Yan Karakter Oldum!
  • YASAK TOPRAKLARIN GELİNİ +18-Tamamlandı-

İlk Yayın Tarihi: 9 Şubat 2026 ​"Bir arkeolog olarak toprağın altında geçmişi ararken, bir gün o geçmişin tam ortasına düşeceğimi hiç hayal etmemiştim." ​Seray için hayat; kazı alanları, tozlu kitaplar ve tarihin sessiz tanıkları olan antik parçalardan ibaretti. Ancak İstanbul'un kalbinde açılan o gizemli çukur, onu sadece toprağın altına değil, tam beş yüz yıl öncesine, 1451 yılının kışına sürükledi. ​Avucunda yanan, sırrını çözemediği o mühürle; ne olduğunu anlamadığı bir çağın, entrikalarla dolu bir sarayın ve henüz 'Fatih' olmamış ama gözlerinden ateşler saçan bir sultanın kucağına düştü. ​Şimdi Seray için hayatta kalmak, o paslı dikişlerle dolu yarasından daha zordu. Bir yanda kendi zamanına dönme arzusu, diğer yanda II. Mehmed'in sarsılmaz korumacılığı ve omuzlarına binen cihanın yükü... ​Tarih kitaplarında okuduğu o büyük fethin eşiğinde, Seray sadece bir tanık mı olacaktı yoksa o meşhur tarih sayfalarını kendi elleriyle mi yeniden yazacaktı? ​"Ben buraya ait değildim ama onun gözlerine baktığımda, ilk kez kendimi evimdeymişim gibi hissediyordum." ​Zamanın durduğu, mühürlerin konuştuğu ve kalplerin savaştığı bir hikaye başlıyor.

More details
WpActionLinkContent Guidelines