We've updated our Content Guidelines.
Review the latest guidelines to keep sharing stories safely.
KIZIL KIŞ

KIZIL KIŞ

  • WpView
    Reads 4
  • WpVote
    Votes 0
  • WpPart
    Parts 1
WpMetadataReadMatureOngoing
WpMetadataNoticeLast published Mon, May 22, 2023
WpInfo
Fiction
Fantasy
Mümkün müydü bu ? Başka bir evrende başkasının hayatında kendi bedenimle oturduğuma göre pek de imkansız değildi. Başımdaki ağrı beni öldürücek seviyeye gelmişti çığlık atmak istiyordum korku bedenimin iliklerinde dolanıyordu, kulaklarımdaki uğuldama daha şiddetli bir hal almıştı canım yanıyordu ama bedenim buna tepki vermeye bile aciz durumdaydı kıpırdayamıyordum, gözlerimi bile açamıyordum çünkü hiç tatmadığım bir acı vardı vücudumda göz bebekletrim kor gibi yanıyordu ama tek damla ağlayamıyordum. Omurgamda hissettiğim ıslaklıkla bedenim ürpermişti, sanki bir şey sürünüyor gibi olan bu his beni az da olsa rahatlatıyordu. Sonra uğultu kesildi "Bırak" Gözlerimi açtım omurgam bir yay gibi gerilirken göz yaşlarım ateşten bir yol çizermiş gibi yüzümü yakarak boynuma süzüldü, boğazıma dayanan çığlıklarım havaya karıştı. Acı bedenimi terk ederken ruhumu da yanına aldı,karanlık beni kucakladı.
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Katman :1451( Düzenleniyor) (+18)
  • FIRTINA ZAMANI
  •  Sonu Kötü Biten Yan Karakter Oldum!
  • KIZIL GECE
  • İçimdeki Canavar (TAMAMLANDI)
  • Kanlı Lordun Gelini
  • Bir Cadının Bedeninde Uyandım
  • The Villainess turns the Hourglass|•ÇEVİRİ {Tamamlandı}
  • KORDELYA

İlk Yayın Tarihi: 9 Şubat 2026 ​"Bir arkeolog olarak toprağın altında geçmişi ararken, bir gün o geçmişin tam ortasına düşeceğimi hiç hayal etmemiştim." ​Seray için hayat; kazı alanları, tozlu kitaplar ve tarihin sessiz tanıkları olan antik parçalardan ibaretti. Ancak İstanbul'un kalbinde açılan o gizemli çukur, onu sadece toprağın altına değil, tam beş yüz yıl öncesine, 1451 yılının kışına sürükledi. ​Avucunda yanan, sırrını çözemediği o mühürle; ne olduğunu anlamadığı bir çağın, entrikalarla dolu bir sarayın ve henüz 'Fatih' olmamış ama gözlerinden ateşler saçan bir sultanın kucağına düştü. ​Şimdi Seray için hayatta kalmak, o paslı dikişlerle dolu yarasından daha zordu. Bir yanda kendi zamanına dönme arzusu, diğer yanda II. Mehmed'in sarsılmaz korumacılığı ve omuzlarına binen cihanın yükü... ​Tarih kitaplarında okuduğu o büyük fethin eşiğinde, Seray sadece bir tanık mı olacaktı yoksa o meşhur tarih sayfalarını kendi elleriyle mi yeniden yazacaktı? ​"Ben buraya ait değildim ama onun gözlerine baktığımda, ilk kez kendimi evimdeymişim gibi hissediyordum." ​Zamanın durduğu, mühürlerin konuştuğu ve kalplerin savaştığı bir hikaye başlıyor.

More details
WpActionLinkContent Guidelines