Sahte Sevgili

Sahte Sevgili

  • WpView
    Reads 102,939
  • WpVote
    Votes 4,673
  • WpPart
    Parts 43
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Sat, Oct 8, 2016
WpInfo
Fiction
Romance
Küçük kız onun için çok önemli olan kum kulesini dikkatlice yaparken, küçük çocukta bir yandan onu izliyor bir yandan da futbol oynamaya devam ediyordu. Küçük kız kulesinin son katını yapmaya çalışırken, kulesini yerle bir eden futbol topuna sonrada topu atan çocuğa bakıp ağlamaya başladı. O kum kulesi onun hayalleriydi ve o çocuk hayallerini yıkmıştı. Küçük çocuk onu üzmek istememişti. Zaten topuda yanlışıkla atmıştı. Kum havuzunda tepinerek ağlayan küçük kızın yanına yaklaşıp sarıldı. "Ağlama ben sana yenisini yaparım" deyip gözyaşlarını sildi küçük kızın. O küçük çocuk şimdi küçük kızın en değerlisi olmuştu... *** Kıvanç'ın bitmek bilmeyen havalı tavrı... İkra ise o alımlı havasını koruyordu. Artık büyüdüler, bilinmeyen yüzler, yeni arkadaşlar.. Ya ona gerçekten aşık olursa?.. Peki ya bu aşk sonsuz mu? Yoksa? Sahte Sevgili son mu buluyor? 08.03.2015
All Rights Reserved
#12
üzeyir
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • AZE
  • Gözler Aynı Sen
  • Karadeniz'in Kızı (Gerçek Ailem) - DÜZENLENECEK!
  • RUH-U REVAN
  • NEVBAHAR (Düzenlenecek)
  • Doktor Neyi İtiraf Edecek Hemşire Hanım?| Yarı Text
  • ASENA
  • KARA HARP Mİ? (YARI TEXTİNG)
  • SİCİLYA MATRİSİ | Yarı Texting
AZE

PANOMDA VE KİTABIMDA REKLAM YAPANLARI ENGELLİYORUM, YORUMLARINI SİLİYORUM. *** "Tahsin amca kim bu herif?" diye sordum. Kara gözleri avına odaklanmış bir aslan gibi keskince benim ürkek yeşillerime odaklıydı. "Behzat Kıvançlı'nın büyük oğlu Halil İbrahim Kıvançlı." dedi sesinde bariz bir gerginlik vardı. Benim tanımadığım bu adam etrafımdaki herkesi fazlasıyla germiş durumdaydı. "Onlar Karadenizli değiller mi? Ne işi varmış bu topraklarda?" diye sordum. Gözlerimi zar zor kopardım kara gözlerinden. Göz göze geldik Tahsin amcayla, "Onun olanı almaya gelmiş babandan, öyle diyorlar..." Anlamaz bir şekilde kaşlarımı çattım, "Onun olan ne varmış burada acaba? Bizim topraklarımızda hükmü geçmez onun!" dedim çirkefçe. "Benim hükmümün geçmeyeceği bir toprak yoktur küçük hanım." Arkamdan duyduğum sesle irkildim, bu kalın ve sert ses Halil İbrahim denen adama ait olamazdı değil mi? Tahsin amcanın gözlerinden dehşet geçti, arkamdaki adamın önünde hemen ellerini birleştirip başını eğdi ne oldu bilmiyorum ama sessizce yanımızdan sadece birkaç adım ayrılıp bizi baş başa bıraktı ama hala köşede tetikteydi. Cesaretimi toplayarak döndüm ona. Yakın mesafeden gördüm kara gözlerini şimdi daha bir karanlık bakıyordu. "Topraklarınızda gözüm yok. Ben benim olanı almaya geldim." dedi karanlık çıkan ses tonuyla. Yutkundum, sesimin titrememesine özen göstererek, "Senin olan neymiş?" diye sordum. O an gözlerinin parladığına yemin edebilirdim. "Aze, Aze diye bir kadın. Bey kızı Aze derlermiş buralarda ona." Gözlerim istemsiz irileşti, buzlu suyun içine düşmüş gibi titredim. Aze kızdım ben. Yüreği yiğit, gözleri güleç Aze kızdım... Bey kızı Aze derlerdi bana. *** BU KİTAPTA GEÇEN OLAYLAR VE KİŞİLER TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR. GERÇEK KİŞİ VE KURUMLARLA ALAKASI YOKTUR.

More details
WpActionLinkContent Guidelines