Topal....

Topal....

  • WpView
    Reads 8,416
  • WpVote
    Votes 463
  • WpPart
    Parts 10
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Tue, Aug 8, 2023
"Elif, hırçınlığıyla köye nam salmış bir güzel" Karşı köyün topal beyi Aslana gelin gitmesini konu alan bir kitaptır. ...................... Osman bey oğlu Aslana şöyle bir baktı. -Sana denk bir kızdır oğlum demişti. Aslan babasının sözlerinden sonra tam tatmin olmayarak topallayan ayağına bakıp -Onun kusuru nedir baba ....demişti. Babası aslanın sözlerine üzülmüştü.Oğlunun kendini kusurlu görmesi adamı içten içe üzdü.Kızın görünürde bir kusuru yoktu.Ama deliliği taaaa onların köyüne kadar nam satmıştı. Osman bey oğluna bakıp -Biraz aklı kıt dedi. Aslan babasının sözlerinden sonra şöyle bir baktı.Aklı kıt birisiyle ne yapacaktı.Onun gibi ayağı ,kolu ,kulağı, gözü sorunlu olsaydıya. -Baba beni niye deli biriyle evlendiriyorsun.Benim gibi ayağı sakat olsaydı ya. Hem ben ne yaparım deli biriyle .... (Sevgili okuyucular...Kitabım daha yeni olduğu için okunma sayısı az.Okuyanlar pişman olmayacaktır.Gelin Elif ve Aslana bir şans verin);)
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Laura Gercek ailem (Karanlik aşk)
  • AŞİRET Mİ!? -Gerçek Ailem-
  • Vatan Uğruna
  • FERAYE | NEFRETTEN AŞKA
  • Halısaha |texting
  • Sessiz Yemin
  • Karven
  • ULAŞAMIYORUM/TEXTİNG
  • HEKİMOĞLU | Köy - Zoraki Evlilik

Laura Gercak ailem (Karanlik aşk) kitabında hem Gerçek ailem konulu sonlara dogru ise mafya kocamiz da gelecek buna göre okuyun. Kesit. Hiç durmadan koşuyordum. Ciğerlerim yırtılırcasına yanıyor, göğüs kafesime iğneler batıyordu. Ağaçların silueti, tepemdeki ay ışığı altında bir hayalet ordusu gibi uzayıp gidiyordu. Ara ara omuzumun üzerinden arkama bakıyor, peşimden gelip gelmediğini kontrol ediyordum. Bu sefer... bu sefer beni gerçekten öldürürlerdi. ​Kimden kaçtığımı merak ediyorsanız, babadan kaçıyordum. ​Ben Laura Yel, 16 yaşındayım. "Baba" dediğim kişi, Mithat Yel. Maalesef ona gönül rahatlığıyla babam diyemiyorum, çünkü o bana hiç öyle davranmadı. O, beni suskunluğa mahkûm etti. ​Keşke her şey sadece suskunlukla bitseydi. Bin bir türlü işkence, rutubetli karanlık odalar ve... en önemlisi sol bileğimin hemen yukarısındaki büyük yara. O yara, içimdeki küçük ışığı tamamen söndüren, acı bir hatıraydı. Onu, daha on yaşımdayken duvara bir güneş resmi çizdiğim için yapmıştı. Masum bir çizim için beni sandalyeye bağlayıp, o yarayı bileğime kazımıştı. Yarağın nasıl bir şey olduğunu, neyi temsil ettiğini daha sonra detaylı bir şekilde anlatırım. ​O yaradan sonra ne olursa olsun tek kelime etmedim. İşkencelerinde çığlık atmadım, yalvarmadım. Daha küçük yaşta büyümek, sessiz ve dayanıklı olmak zorunda kaldım.

More details
WpActionLinkContent Guidelines