O günden itibaren sürekli birlikteydik. Hyunjin ve ben köfte ve patates gibiydik. O bana ağaca tırmanmayı öğretti. Ben de ona ağaçtan sarkmayı. O benim derslerime yardım etti, ben de ona ütü yapmayı öğrettim. Bazen de dışarıda oturup yıldızları beklerdik. Dedesinin onu merak edeceğini söylerdi. Biraz daha kal derdim, kalırdı.
Entra a far parte della più grande comunità di narrativa al mondoFatti consigliare le migliori storie da leggere, salva le tue preferite nella tua Biblioteca, commenta e vota per essere ancora più parte della comunità.