Elime kahvemi aldım ve rahat bir koltuğa geçtim. Çok olmadan bir bildirim sesi geldi. Bütün dikkatim elimdeki kitapta olmasına rağmen farklı geçmiştim. Telefonu elime aldım ve mesaj kutusunu kullanmak, ondandı... Hayallerimin katili, bir yıldırıcı nerelerde olduklarında bihaber oldukları, nefret ettiğimiz ve bir o kadar da seven o adam. Adını görmemle telefon geliri düştü. Nefes alamıyordum hayır burada olmamalıydı evde hiç kimse yoktu olsa bile o kişi olmadan kimse bana çalmadı. Panik atağımla birlikte gelen bir hediyeydi bana.
Panik atağım iyice çoğalırken ve nefesler bana haramken, yükselirken yükselmeye büyümeye ama kalktığım anla yere düşmem bir oldu. Telefonum çalmaya başladı, hiçbir şey göremiyordum,ellerim pençe tırnaklarımı boynuma tutulmadum azıcık da olsa nefes alabilmek için. Telefonum çalmaya devam ederken kapı zili çaldı. Sonra kapıdaki kişi bir şey olduğunu anlamış olacak ki çok sert ve hızlı bir şekilde yumruklanmaya başladı. Bayılmak üzereydim ama hala gözümü açıp yerleştirdim .O sırada kapıdan bir ses geldi ve son bir çabamla bakabildim.
Yemyeşil gözleriyle bakan bana gözleri ve de korkmuş bir yüz gördüm, oydu bir zamanlar en güvendiğim, yeşillerine hapsolduğum ve de o yeşillerini bana zehir eden o adam...
❝Sınıftan biriyle sevgili olmak istemiyorum.❞
❝Sınıf değiştiririm.❞
Ya birincisindir ya da bir hiç.
Derin Doğu mükemmel bir örnek öğrenciydi. Ortaokuldan beri ezeli rakibi olan Batuhan İlge Tan'ı geride bırakıp dönem birincisi olmayı başarmış, Türkiye geneli denemelerde derece yapmaya başlamış ve tatil boyunca ders çalışmıştı.
Tek bir sorun vardı.
Kimliği belirsiz bir suç dehası sınav sorularını çalıp suçu Derin'in üzerine yıkmıştı.
Derin'in ise tek bir şansı vardı: Ona iftira atan bu psikopatı bulup ona dünyanın kaç bucak olduğunu gösterecek ve kariyerini lekeleyen disiplin cezasından kurtulacaktı. Hırsızı araştırırken ise Batuhan'ın ona yardım etmesi ise beklediği son şeydi.
•••
"Benden nefret etmiyor musun?" diye sorarken sesimde hissettiğim duygu karmaşasından eser yoktu. "Birinciliği elinden aldım, seni suçladım, senden kaçtım. Ben-" Ne diyeceğimi bilemeden duraksadım. Herkese karşı övündüğüm şeyi ona karşı söylemek birden gözüme zor gelmeye başlamıştı. "Ben... Hep bir adım önündeyim."
Tam karşımda durdu ve ifadesiz bir yüzle bana baktı. "Senden hiçbir zaman nefret etmedim Derin."
Biz buyduk. Her zaman karşı karşıya kalırdık ama bu sefer... Birbirimizi boğazlamak istemiyorduk.
EZBER BOZAN | BİR ADIM ÖNDE-1
Tüm hakları saklıdır! Herhangi bir kopyalama, çalıntı durumunda yasal işlem başlatılacaktır!