4 capítulos Em andamento Bir tabloya bakarak insan ulaşamadığı yerlere, insanlara, kendine, özlem duyduğu şeylere ulaşabilir miydi? Bence ulaşabilirdi, bunun için bir tabloya bakması mı gerekirdi orasını bilemem. Neyi görmek istersek onu görürdük bir karanlıkta olsak bile. Ama ya bir tablo görmek istemediklerini de ortaya çıkarıyorsa, içinde çığlık çığlığa sustuğu bütün sesler bile kulaklarında yankılanıyorsa, kendinde olmayan bir yanı ortaya çıkartıyorsa ne yapmalı? Tablonun suçu deyip kırık dökmeli ya da atmalı mı onu? İçinde uyanan o şeyler nasıl uyur sonra, yarım olan benliğin tamamlanmışken uyumsuz bir parçayla yerini doldururken de zahmet çekmeyecek misin?
Hangi tablo olursa olsun o tablo da olanları görmeyecek misin? Uzaklaştığımız her ne olursa olsun yeniden yaklaşmak istemeyiz herhalde, ya zaten uzaklaşamadıysak, içimizde bir yerde onu yaşatmaya çalışıyorsak. Geç kaldıysak mesela, uzaklaşmaya vaktimiz olmadıysa işte o zaman ruhumuzun o tabloya hapsolmasının ya da içimizde herkesin görebileceği şekilde sergilenmesinin önüne geçemeyiz.