YENGİ | AİLE

YENGİ | AİLE

  • WpView
    Reads 90,165
  • WpVote
    Votes 4,484
  • WpPart
    Parts 22
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Sat, Jul 13, 2024
WpInfo
Fiction
Romance
"Tanıdın mı beni?" Daha fazla tahammül edememiştim bu sessizliğe. Elalarına çıkardım harelerimi. O an gözlerinde gördüğüm ifadeyle irkildim. Kararan gözlerinde en net gördüğüm duygu nefretti. Bana nefretle bakıyordu. Uzunca bir süre çıkamadım o bakışların etkisinden. "Git buradan!" Ne? Şaşkınlıkla bakıyordum yüzüne. Yıllar sonra bana söylediği ilk şey bu muydu? Öfkeyle bir adım attı bana. "Git buradan dedim sana, git!" Sarsakça bir adım attım geriye. İrice açılmış gözlerimle bakıyordum öfkeyle çevrili elalarına. Git diyordu bana. Tanımıştı beni. Gözlerindeki saf öfkeye şahit olmak soluğumu kesti. Nemli gözlerimle baktım ona. Buraya gelmeden önce günlerce yaşatmıştım kendime ilk karşılaştığımız anı. Hepsinde öfkeliydim, kırgındım. Ben hesap soruyordum, o başı önünde dinliyordu beni. Böyle bir karşılama aklımın ucundan dahi geçmemişti. Kendimi ikna etmeye çalışmıştım gecelerce beni bırakmaya mecbur kaldığına. Belki çok fakirdi, bakamadı bana. Çaresizdi. Kocasından dayak diyordu belki. Ama bunu tahmin etmemiştim. Gözlerinde görmek istediğim duygu pişmanlıktı, özlemdi, korkuydu. Bunu beklemiyordum. Hak etmemiştim. Bana nefretle bakmamalıydı.
All Rights Reserved
#71
abiler
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Laura Gercek ailem (Karanlik aşk)
  • ULAŞAMIYORUM/TEXTİNG
  • Sessiz Yemin
  • Karven
  • AŞİRET Mİ!? -Gerçek Ailem-
  • Halısaha |texting
  • Vatan Uğruna

Laura Gercak ailem (Karanlik aşk) kitabında hem Gerçek ailem konulu sonlara dogru ise mafya kocamiz da gelecek buna göre okuyun. Kesit. Hiç durmadan koşuyordum. Ciğerlerim yırtılırcasına yanıyor, göğüs kafesime iğneler batıyordu. Ağaçların silueti, tepemdeki ay ışığı altında bir hayalet ordusu gibi uzayıp gidiyordu. Ara ara omuzumun üzerinden arkama bakıyor, peşimden gelip gelmediğini kontrol ediyordum. Bu sefer... bu sefer beni gerçekten öldürürlerdi. ​Kimden kaçtığımı merak ediyorsanız, babadan kaçıyordum. ​Ben Laura Yel, 16 yaşındayım. "Baba" dediğim kişi, Mithat Yel. Maalesef ona gönül rahatlığıyla babam diyemiyorum, çünkü o bana hiç öyle davranmadı. O, beni suskunluğa mahkûm etti. ​Keşke her şey sadece suskunlukla bitseydi. Bin bir türlü işkence, rutubetli karanlık odalar ve... en önemlisi sol bileğimin hemen yukarısındaki büyük yara. O yara, içimdeki küçük ışığı tamamen söndüren, acı bir hatıraydı. Onu, daha on yaşımdayken duvara bir güneş resmi çizdiğim için yapmıştı. Masum bir çizim için beni sandalyeye bağlayıp, o yarayı bileğime kazımıştı. Yarağın nasıl bir şey olduğunu, neyi temsil ettiğini daha sonra detaylı bir şekilde anlatırım. ​O yaradan sonra ne olursa olsun tek kelime etmedim. İşkencelerinde çığlık atmadım, yalvarmadım. Daha küçük yaşta büyümek, sessiz ve dayanıklı olmak zorunda kaldım.

More details
WpActionLinkContent Guidelines