Son Nağme

Son Nağme

  • WpView
    Reads 65
  • WpVote
    Votes 9
  • WpPart
    Parts 2
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Sat, Jun 24, 2023
WpInfo
Fiction
Fantasy
Varoluş mu yoksa yokoluş mu işte tüm mesele buydu. Varolarak daha da batmak ya da Yok olarak sonsuzluğu tatmak. işte tüm mesele buydu.. *** Hayatlarımız, Hayallerimiz seçtiğimiz yollar, büründüğümüz karakterler...bizi biz yapan şeyler dir daima. Peki yanlış kararlarımız ? işte bizi yokoluşa ve kaosa sürükleyen asıl nedendir onlar . Peki ya varoluş o sonsuz mutluluk mümkünmüydü? . Günahı, yasağı arzulamadığın sürece dâim mutluluk seninledir. ama sorun şuydu ki Günahlar ve yasaklar bize hep tatlı bir düş gibi görünürlerdi önemli olan bu tatlı düşten olabildiğince çabuk kaçmak ve kendimizi kurtarmaya çalışmaktı . Gerçekler ise bir yasağa tutulduğum du uğrunda ölüm bile olsa... *** Müzik ve dans benim varoluş sebebimken elimden alamazlardı onu bir elementer olabilirdim ; hayatı sorunlarla dolu bir çıkış yolu bulamayan, yüzü gülerken kalbi ve ruhu vaveylalara esir olan, oysa müzik öyle değildi normal bir insan olabiliyordum ruhum ve bedenim vaveylalardan sakınarak tatlı bir düşe ev sahipliği yapabiliyordu. Müzik ve dans hayatımda vazgeçeceğim son şey bile değildi orası benim tek sığınağımdı onu benden almalarına izin veremezdim, vermeyecektim.
All Rights Reserved
#15
konser
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Katman :1451( Düzenleniyor) (+18)
  • The Villainess turns the Hourglass|•ÇEVİRİ {Tamamlandı}
  •  Sonu Kötü Biten Yan Karakter Oldum!
  • YASAK TOPRAKLARIN GELİNİ-Düzenleniyor-
  • İçimdeki Canavar (TAMAMLANDI)
  • KIZIL GECE
  • FIRTINA ZAMANI
  • Bir Cadının Bedeninde Uyandım
  • Kanlı Lordun Gelini
  • KORDELYA

İlk Yayın Tarihi: 9 Şubat 2026 ​"Bir arkeolog olarak toprağın altında geçmişi ararken, bir gün o geçmişin tam ortasına düşeceğimi hiç hayal etmemiştim." ​Seray için hayat; kazı alanları, tozlu kitaplar ve tarihin sessiz tanıkları olan antik parçalardan ibaretti. Ancak İstanbul'un kalbinde açılan o gizemli çukur, onu sadece toprağın altına değil, tam beş yüz yıl öncesine, 1451 yılının kışına sürükledi. ​Avucunda yanan, sırrını çözemediği o mühürle; ne olduğunu anlamadığı bir çağın, entrikalarla dolu bir sarayın ve henüz 'Fatih' olmamış ama gözlerinden ateşler saçan bir sultanın kucağına düştü. ​Şimdi Seray için hayatta kalmak, o paslı dikişlerle dolu yarasından daha zordu. Bir yanda kendi zamanına dönme arzusu, diğer yanda II. Mehmed'in sarsılmaz korumacılığı ve omuzlarına binen cihanın yükü... ​Tarih kitaplarında okuduğu o büyük fethin eşiğinde, Seray sadece bir tanık mı olacaktı yoksa o meşhur tarih sayfalarını kendi elleriyle mi yeniden yazacaktı? ​"Ben buraya ait değildim ama onun gözlerine baktığımda, ilk kez kendimi evimdeymişim gibi hissediyordum." ​Zamanın durduğu, mühürlerin konuştuğu ve kalplerin savaştığı bir hikaye başlıyor.

More details
WpActionLinkContent Guidelines