Delilik,toplum içinde tuhaf görülen normal denen kişilerden ayrı tutulan bir kategoridir.
Bu kategori de her türlü insanla,her türlü ruhla,her türlü zihniyetle karşılaşılabilir,ama en önemlisi onları da anlamaktır hareketlerini yadirgamamak gerekir onlara onlarda normalmiş gibi davranılmalıdır.
Hayatım boyunca bu cümlelere ithafen bu mesleğimi sürdürmüştüm ama delilik öylece bir tabir değildi bunu çok iyi biliyordum.Her türlü insanla,her türlü ruhla,her türlü zihniyetle karşılaşmıştım bu meslek boyunca ama o,o çok tuhaftı o deli değildi o içinde ki asla dinmeyecek ateşe kurban arayan birisiydi.
O kurbanlardan biri olmayacaktım veya olmuştum bile
o aşk nedir onu da bilmezdi veya sevgiyi bir insanın bir insana karşı hissettiği olumlu düşüncelerden çok uzaktı her zaman aklında şeytani sesler geziyor gibiydi her zaman kötülük peşindeydi,bu aşk dedi binlerce kez kendi kendine haykırdı gökyüzüne "bu aşk!" diye ama aşk olmadığını o da biliyordu peki neydi yasadigi,hissettiği o karşısındak ki kişiyi neyi edinmişti?
Ben biliyordum o beni sadece bir takıntı haline getirmişti amacı her zaman canımı yapmak olmuştu başardı da ona bunu söylemek istiyorum,canımı yaşamım boyunca kimsenin yakmadığı kadar yaktın ha,biri hariç insanın babasından bile sevgi görmemişken babasından görmediği sevgiyi kim de arayıp bulabilirdi Ki? Ben buldugumu sandım ama sen babamın açtığı yaralara tuz basmaktan başka hiç bir şey yapmadın,normal değildin ama deli de değildin neydin sen? kimdin?
Babamın açtığı yaralara tuz basan adam kimdin sen?
"Ece..." dedi sesi ilk defa bu kadar kısık ve boğuk çıkarken. Testi bana doğru salladı. "Bu ne demek? Hamile misin?"
Cevap veremedim, sadece daha şiddetli ağlamaya başladım.
Baran bir anda patladı, testi lavabonun kenarına fırlattı. "Cevap versene! Kimden bu? Amına koyayım nasıl olur lan bu? Kimden bu çocuk?!"
Bana doğru bir adım attığında geri kaçtım. O anki şaşkınlığı, o kadar büyüktü ki dudaklarından dökülen her kelime kalbime bir bıçak gibi saplanıyordu. "Çocuk benden mi?" diye kükredi. Sesindeki o inkar beni mahvetti. "O gece... o geceden mi?"
Hıçkırıklarımın arasından yüzüne baktım. Bana her zaman tepeden bakan, beni küçümseyen o adam şimdi yıkılmış gibiydi. Ama canımı yakmasına izin vermeyecektim.
"Yok Baran!" diye bağırdım, sesim koridorda yankılandı. "Benden! Sadece benden! Sen bir şey yapmadın zaten, değil mi? Senin için o gece bir hataydı, bir çöptü! Şimdi gelip hesap soramazsın!"