ELMA ŞEKERİ / devam Ediyor

ELMA ŞEKERİ / devam Ediyor

  • WpView
    Bacaan 1,029
  • WpVote
    Undian 541
  • WpPart
    Bahagian 23
WpMetadataReadSedang Ditulis
WpMetadataNoticeTerakhir diterbitkan Rab, Sep 27, 2023
Ve onun yaşamı da bu kitap gibi şu cümleyle bitiyordu : -𝑲𝒆𝒔̧𝒌𝒆 𝒌𝒂𝒍𝒃𝒊𝒎𝒅𝒆𝒌𝒊 𝒚𝒆𝒓𝒊𝒏𝒊 𝒈𝒐̈𝒓𝒆𝒃𝒊𝒍𝒔𝒆𝒚𝒅𝒊𝒏 𝑨𝒇𝒓𝒂𝒎, 𝒄̧𝒖̈𝒏𝒌𝒖̈ 𝒈𝒐̈𝒓𝒔𝒆𝒚𝒅𝒊𝒏 𝒄𝒂𝒏𝜾𝒎𝜾 𝒃𝒖 𝒌𝒂𝒅𝒂𝒓 𝒚𝒂𝒌𝒎𝒂𝒛𝒅𝜾𝒏.. 𖣔𖣔𖣔 Takipte kalmayı unutmayınnn İnstagram: elmasekeri_offical
Hak Cipta Terpelihara
#166
bunalım
WpChevronRight
Jom sertai komuniti bercerita terbesarDapatkan rekomendasi cerita yang diperibadikan, simpan cerita kegemaran anda ke dalam Pustaka anda, serta beri komen dan undi untuk mengembangkan komuniti anda.
Illustration

You may also like

  • AZE
  • KARA HARP Mİ? (YARI TEXTİNG)
  • RUH-U REVAN
  • SİCİLYA MATRİSİ | Yarı Texting
  • ASENA
  • Gözler Aynı Sen
  • Karadeniz'in Kızı (Gerçek Ailem)
  • NEVBAHAR (Düzenlenecek)
  • Doktor Neyi İtiraf Edecek Hemşire Hanım?| Yarı Text
AZE

PANOMDA VE KİTABIMDA REKLAM YAPANLARI ENGELLİYORUM, YORUMLARINI SİLİYORUM. *** "Tahsin amca kim bu herif?" diye sordum. Kara gözleri avına odaklanmış bir aslan gibi keskince benim ürkek yeşillerime odaklıydı. "Behzat Kıvançlı'nın büyük oğlu Halil İbrahim Kıvançlı." dedi sesinde bariz bir gerginlik vardı. Benim tanımadığım bu adam etrafımdaki herkesi fazlasıyla germiş durumdaydı. "Onlar Karadenizli değiller mi? Ne işi varmış bu topraklarda?" diye sordum. Gözlerimi zar zor kopardım kara gözlerinden. Göz göze geldik Tahsin amcayla, "Onun olanı almaya gelmiş babandan, öyle diyorlar..." Anlamaz bir şekilde kaşlarımı çattım, "Onun olan ne varmış burada acaba? Bizim topraklarımızda hükmü geçmez onun!" dedim çirkefçe. "Benim hükmümün geçmeyeceği bir toprak yoktur küçük hanım." Arkamdan duyduğum sesle irkildim, bu kalın ve sert ses Halil İbrahim denen adama ait olamazdı değil mi? Tahsin amcanın gözlerinden dehşet geçti, arkamdaki adamın önünde hemen ellerini birleştirip başını eğdi ne oldu bilmiyorum ama sessizce yanımızdan sadece birkaç adım ayrılıp bizi baş başa bıraktı ama hala köşede tetikteydi. Cesaretimi toplayarak döndüm ona. Yakın mesafeden gördüm kara gözlerini şimdi daha bir karanlık bakıyordu. "Topraklarınızda gözüm yok. Ben benim olanı almaya geldim." dedi karanlık çıkan ses tonuyla. Yutkundum, sesimin titrememesine özen göstererek, "Senin olan neymiş?" diye sordum. O an gözlerinin parladığına yemin edebilirdim. "Aze, Aze diye bir kadın. Bey kızı Aze derlermiş buralarda ona." Gözlerim istemsiz irileşti, buzlu suyun içine düşmüş gibi titredim. Aze kızdım ben. Yüreği yiğit, gözleri güleç Aze kızdım... Bey kızı Aze derlerdi bana. *** BU KİTAPTA GEÇEN OLAYLAR VE KİŞİLER TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR. GERÇEK KİŞİ VE KURUMLARLA ALAKASI YOKTUR.

Maklumat lanjut
WpActionLinkGaris Panduan Isi