Sare Hazarbay, kriminoloji okumuştu; suçu anlamaya çalışıyordu çünkü insanlar onu hep yanlış anlamıştı. Çalıştığı yerde "fazla bilen biri" haline geldiğinde sistem onu dışarı itti. İftira, baskı, linç. Tek bir sonuca vardı: artık hiçbir yerde işe alınmıyordu. Önünde ise, alakasız görünen bir teklif. İnşaat sektörü. Büyük bir şirket, Risk Analiz Departmanı için personel arıyordu. Sare için yeni bir başlangıçtı. Ama bu bir başlangıç değil, bir davetti. Kırılhan Yapı. Sare kapıdan içeri girdiği an, farkında olmadan başka bir dünyanın içine adım attı.
O dünyanın merkezinde ise: Kuzey Kırılhan. Dışarıdan bakıldığında o iş insanıydı; soğukkanlı, ulaşılmaz ve hatasız. Ama gerçek kimliği şehirlerin karanlığında çoktan yayılmaya başlamıştı. İnternette fısıltılarla dolaşan canlı yayınlar, maskesiz yüz, suçlarını itiraf eden insanlar. Ve değişmeyen tek şey: sessiz bir hüküm. Halk ona isim vermişti: Yargıç. Çünkü o artık yalnızca bir kişi değil, bir karardı. Fakat bu hikâyenin arkasında eski, daha derin bir şey vardı. Yüzyıllardır süren lanet, kara güçlerin kurduğu bir döngü, güç, para ve kontrol vaadiyle başlayan ama bedeli açıkça söylenmemiş bir sözleşme. Her nesilde bir Cellat seçilir, görev devredilir ve döngü yeniden başlar. Tam 1221 ruh. Ve Kuzey'in önünde kalan sayı belliydi 286.
Hiçbir Cellat yalnız değildir. Onlara her zaman eşlik eden bir şey vardır. 700 yıldır bu dünyaya sürgün edilmiş bir varlık. İnsan formuna girdiğinde bile tam insan olmayan bir gölge. Adı Lucien. Albino bir adam suretinde, genç görünür; fakat gözlerindeki şey yaş değil, zamanın kendisidir. O, Cellatlara yardım etmez; onları yönlendirir. Sare işe başladığında bunun sadece bir iş olduğunu sanıyordu. Ama Kuzey Kırılhan'ın dünyası çoktan onu seçmişti.
All Rights Reserved