Sana Ev Diye Bakmak // bxb

Sana Ev Diye Bakmak // bxb

  • WpView
    Reads 192
  • WpVote
    Votes 23
  • WpPart
    Parts 1
WpMetadataReadMatureOngoing
WpMetadataNoticeLast published Sat, Sep 9, 2023
WpInfo
Fiction
Romance
Alışılmışın dışında bir dünyada yaşayan Deniz, nörolojik körlük yaşamaktadır ve renkleri görebilme yetisi sınırlıdır. Sadece grinin tonlarını görebilmektedir. Deniz dünyanın renkli olduğunun farkındadır ancak kendisi görememektedir. Ta ki Özgür bildiği dünyasını paramparça edene kadar. Sanki kaderin bir oyunuymuş gibi görünen bu durumda, Deniz'in hayatı Özgür ile tanıştığı ilk gün, sonsuza kadar değişir.Şaşırtıcı olan Deniz Özgür ün bulunduğu odaya girer girmez etrafında renk cümbüşü oluşmaktadır. Bu Özgür ün onun kaderi olduğu anlamına mı gelmektedir?
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Laura Gercek ailem (Karanlik aşk)
  • Sessiz Yemin
  • Halısaha |texting
  • Vatan Uğruna
  • Karven
  • ULAŞAMIYORUM/TEXTİNG
  • AŞİRET Mİ!? -Gerçek Ailem-

Laura Gercak ailem (Karanlik aşk) kitabında hem Gerçek ailem konulu sonlara dogru ise mafya kocamiz da gelecek buna göre okuyun. Kesit. Hiç durmadan koşuyordum. Ciğerlerim yırtılırcasına yanıyor, göğüs kafesime iğneler batıyordu. Ağaçların silueti, tepemdeki ay ışığı altında bir hayalet ordusu gibi uzayıp gidiyordu. Ara ara omuzumun üzerinden arkama bakıyor, peşimden gelip gelmediğini kontrol ediyordum. Bu sefer... bu sefer beni gerçekten öldürürlerdi. ​Kimden kaçtığımı merak ediyorsanız, babadan kaçıyordum. ​Ben Laura Yel, 16 yaşındayım. "Baba" dediğim kişi, Mithat Yel. Maalesef ona gönül rahatlığıyla babam diyemiyorum, çünkü o bana hiç öyle davranmadı. O, beni suskunluğa mahkûm etti. ​Keşke her şey sadece suskunlukla bitseydi. Bin bir türlü işkence, rutubetli karanlık odalar ve... en önemlisi sol bileğimin hemen yukarısındaki büyük yara. O yara, içimdeki küçük ışığı tamamen söndüren, acı bir hatıraydı. Onu, daha on yaşımdayken duvara bir güneş resmi çizdiğim için yapmıştı. Masum bir çizim için beni sandalyeye bağlayıp, o yarayı bileğime kazımıştı. Yarağın nasıl bir şey olduğunu, neyi temsil ettiğini daha sonra detaylı bir şekilde anlatırım. ​O yaradan sonra ne olursa olsun tek kelime etmedim. İşkencelerinde çığlık atmadım, yalvarmadım. Daha küçük yaşta büyümek, sessiz ve dayanıklı olmak zorunda kaldım.

More details
WpActionLinkContent Guidelines