OPİA
  • WpView
    Reads 6,691
  • WpVote
    Votes 434
  • WpPart
    Parts 45
WpMetadataReadMatureComplete Sun, Jan 12, 2025
18 yaşından büyükler için uygundur! Keyifli okumalar• Ellerim yüzüme alıp ağladığımda bir ses doluyor kulaklarıma.. Ayağa kalkıyorum. Mavi kurdeleli beşiği tekrar görüyorum burada.. Beyaz elbiseli kadın alıyor bebeği kucağına.. Yaklaşmak istiyorum onlara.. Yaklaşmak ve iyileşmek.. Aydınlatmak istiyorum içimde ki siyahı.. Aydınlanmak ve aydınlatmak.. Kadının aynı şeyleri tekrarladığını hatırlıyorum.. " Kurtarın bizi.. Oğlumu vermem." " Oğlumu vermem." " Kurtarın bizi." Kucağında ki bebek çıplak. Üşüyeceğini düşünüyorum o an.. Koluna bakıyorum bebeğin.. Benimkiyle aynı yanık izi var.. Kalbe benziyor. Tıpkı benimki gibi. Tutmak istiyorum o an onu.. Kucağıma almak ve kurtarmak.. Kadın bağırıyor bir anda.. " Defne kurtar bizi." " Defne abini bul.." " Her yanım kan içinde.. Bul bizi.. Tükeniyorum.." Töre, aşk ve geçmişten doğan her şey can acıtır..
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • AZE
  • Doktor Neyi İtiraf Edecek Hemşire Hanım?| Yarı Text
  • EŞİM DOSTUM
  • Kalbim Seni Arıyor | Yarı Texting
  • HİZMETÇİ
  • VORTEX / BxB
  • ASENA
  • Karadeniz'in Kızı (Gerçek Ailem)
  • HIRÇIN DALGA
  • KIRMIZI GECELİK ~  YARI TEXTING~ +18
AZE

PANOMDA VE KİTABIMDA REKLAM YAPANLARI ENGELLİYORUM, YORUMLARINI SİLİYORUM. *** "Tahsin amca kim bu herif?" diye sordum. Kara gözleri avına odaklanmış bir aslan gibi keskince benim ürkek yeşillerime odaklıydı. "Behzat Kıvançlı'nın büyük oğlu Halil İbrahim Kıvançlı." dedi sesinde bariz bir gerginlik vardı. Benim tanımadığım bu adam etrafımdaki herkesi fazlasıyla germiş durumdaydı. "Onlar Karadenizli değiller mi? Ne işi varmış bu topraklarda?" diye sordum. Gözlerimi zar zor kopardım kara gözlerinden. Göz göze geldik Tahsin amcayla, "Onun olanı almaya gelmiş babandan, öyle diyorlar..." Anlamaz bir şekilde kaşlarımı çattım, "Onun olan ne varmış burada acaba? Bizim topraklarımızda hükmü geçmez onun!" dedim çirkefçe. "Benim hükmümün geçmeyeceği bir toprak yoktur küçük hanım." Arkamdan duyduğum sesle irkildim, bu kalın ve sert ses Halil İbrahim denen adama ait olamazdı değil mi? Tahsin amcanın gözlerinden dehşet geçti, arkamdaki adamın önünde hemen ellerini birleştirip başını eğdi ne oldu bilmiyorum ama sessizce yanımızdan sadece birkaç adım ayrılıp bizi baş başa bıraktı ama hala köşede tetikteydi. Cesaretimi toplayarak döndüm ona. Yakın mesafeden gördüm kara gözlerini şimdi daha bir karanlık bakıyordu. "Topraklarınızda gözüm yok. Ben benim olanı almaya geldim." dedi karanlık çıkan ses tonuyla. Yutkundum, sesimin titrememesine özen göstererek, "Senin olan neymiş?" diye sordum. O an gözlerinin parladığına yemin edebilirdim. "Aze, Aze diye bir kadın. Bey kızı Aze derlermiş buralarda ona." Gözlerim istemsiz irileşti, buzlu suyun içine düşmüş gibi titredim. Aze kızdım ben. Yüreği yiğit, gözleri güleç Aze kızdım... Bey kızı Aze derlerdi bana. *** BU KİTAPTA GEÇEN OLAYLAR VE KİŞİLER TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR. GERÇEK KİŞİ VE KURUMLARLA ALAKASI YOKTUR.

More details
WpActionLinkContent Guidelines