VUSLAT DEMİ

VUSLAT DEMİ

  • WpView
    LECTURAS 102,431
  • WpVote
    Votos 7,001
  • WpPart
    Partes 56
WpMetadataReadContenido adultoContinúa
WpMetadataNoticeÚltima publicación jue, jul 2, 2026
Ceyhun, kardeşinin ölümünden sonra kendi kurduğu adaletinin peşinden gitmeye yemin etti. Bütün okların başka birine döndüğü bu yolda katilin aslında genç bir kadın olduğunu öğrendi. Sessiz, kırılgan ve her bakışıyla başka bir acının izini taşıyan Bade... Ceyhun, onu kendi kurduğu gizli hapishanesine hapsederek her şeyin hesabını sormaya kararlıydı. Ama işler hiçte düşündüğü gibi gitmedi. İntikam için çıktığı bu yolda Bade'nin bir suçlu değil, hayatın kurbanı olduğunu öğrendi. Adalet ile vicdan, nefret ile merhamet, intikam ile aşk arasında sıkışan bu hikâyede; kimin esir, kimin katil olduğu çoktan unutuldu. Çünkü bazı hapishaneler dört duvarla değil kalplerle örüldü. Adalet için kurulan tuzak, ikisinin kalbinin ortasına düştü.
Todos los derechos reservados
Únete a la comunidad narrativa más grandeObtén recomendaciones personalizadas de historias, guarda tus favoritas en tu biblioteca, y comenta y vota para hacer crecer tu comunidad.
Illustration

Quizás también te guste

  • Gülzar-ı MiR
  • İNCİ | gerçek aile
  • Bağ(Gerçek ailem)
  • Ben kimim?/ Gerçek ailem
  • Kayıp Bordo Bereli
  • MİSAFİR
  • Baran (Biyolojik aile erkek versiyon)
  • PUSU
  • Garip Bir Öykü
  • KURŞUN VE TEN

İki farklı dağ, iki ayrı aşiret... Birinde yatağa mahkum bir adam: Mirza Altunhan. Diğerinde narin ama dimdik duran bir kadın: Gül Karahanlı. Aşiret töresinin gölgesinde, geçmişin kanlı hesaplarıyla şekillenen bir evlilik... Gül, abisinin işlediği bir günahın bedelini bedenini vererek öder. Mirza ise yıllar önce geçirdiği bir kazanın ardından yatağa mahkûm, sesi susmuş, yürüyemez bir adamdır artık. Ama gözleri konuşur. Gözleri, Gül'e dokunur. İntikamla başlayıp, şefkatle büyüyen bir beraberlik. Suskun bir aşkın gözlerle yazılan hikâyesine dönüşür. Gül başta yalnızca merhametle yaklaşır Mirza'ya. Fakat zamanla kalbi, onun bakışlarındaki kırılmışlığı, içindeki çığlığı ve unutturulmaya çalışılan umudu duyar. Şefkatiyle kanatlanan bu aşk, yalnızca iki yüreği değil, iki aşireti de yeniden şekillendirecektir. Ama Altunhan konağında fırtınalar eksik olmaz: Hırs dolu bir üvey anne... Karanlık emelleri olan bir üvey kardeş... Ve her şeyin üstünü örten töre duvarları... "Bir insan ne zaman gerçekten sağ kalırdı? Bedenen iyileştiğinde mi, yoksa kalbine dokunulduğunda mı?" "Altunhan ile Karahanlı'nın kalemle değil, kalple yazılmış hikâyesi..." Aşkın susarak bile haykırıldığı bu roman, yüreklerin en derin yerine dokunacak. ---

Más detalles
WpActionLinkPautas de Contenido