Story cover for culpa nuestra by Esranur_06_19
culpa nuestra
  • WpView
    Reads 2,049
  • WpVote
    Votes 16
  • WpPart
    Parts 2
  • WpView
    Reads 2,049
  • WpVote
    Votes 16
  • WpPart
    Parts 2
Complete, First published Jul 06, 2023
Mature
türkçe çeviridir bana ayit değildir
(CC) Attrib. NonCommercial
Sign up to add culpa nuestra to your library and receive updates
or
Content Guidelines
You may also like
Karanlığın Tutsağı +18 by lyrdaas
86 parts Ongoing
"Benden kaçabilirsin sanıyorsun, ama adımların nereye giderse gitsin, gölgen yine bana ait. Adını bile fısıldamadan yaşayamam; sen, kendini unutsan bile bende kalacaksın." Alpay Aras Demirkıran "Onun karanlığında boğulmakla, onsuz yaşayamamak arasında kaldım... ve galiba ikincisi daha korkutucu." Simay Altan Gazeteci olan Simay, kimsenin cesaret edip eline alamadığı dosya üzerinde çalışmaya başlar. Bu dosya, kimsenin dokunmaya cesaret edemediği mafya patronu Alpay Aras Demirkıran'ın dosyasıdır. Bunun hayatındaki en büyük haber olacağını sanıyordu. Oysa bu, hayatını geri dönüşsüz bir şekilde çalacak adamla tanışmasının başlangıcıydı. Sigara dumanı, yağmur kokusu ve tehlikenin çekici yüzü... Simay, her adımda daha çok karanlığa çekiliyordu. Ve bazen, en büyük hata; gerçeği ararken, onu koruyacak olanın aynı zamanda seni mahvedecek kişi olmasıydı. -Kesit- "Sana olan bu his," diye başladı, parmakları kucağındaki tenimi okşarken. "Bu, sadece bir aşk değil. Bu, benim varoluşumun tek nedeni. Sen, benim son sığınağım, ilk ve tek zaafımsın." Aras... Bu adam... O, bir mafyaydı. Kanlı elleri, karanlık sırları ve tüm dünyayı yönetme gücü vardı. Ama bana baktığında, o kehribar gözlerde gördüğüm şey... o, dünyanın en büyük zayıflığıydı. Ve o zayıflık, bendim. ​Bana "zaafım" demesi... Bu, bir milyon dolarlık mücevherden daha değerliydi. Onun laneti bendim... Eğer ben onun ilk ve tek zaafıysam, oda benim son ve tek sığınağımdı Ve biliyordum ki, bir gün o zaafı için dünyayı yakarsa, ben o alevlerin içinde gülümseyerek yanacaktım. Not:Bu kitapta bol bol smut içerik olacak yani +18 sahneler, argo kelime küfür vb. şeyler ön planda. Rahatsız olanlar okumasın lütfen. İLK 25 BÖLÜM ACEMİCE YAZILMIŞTI
Dağ Ardındaki Güneş +18 (Düzenleniyor) by Aslihan_karakurtt_S
7 parts Ongoing
Bûtimâr; denize aşık bir kuştur. Bûtimâr çok yükseklerde uçan bir kuştur ancak üç durum ile karşılaşınca uçamaz. Kar yağınca, müzik sesi duyunca ve aşık olunca. Bûtimâr, bir insanın sahip olduğu kedere hüzne ve umutsuzluğa sahipti. Sevgiyle ve tutkuyla bağlandığı aşkını kaybetme ve onun güzelliğinden mahrum kalma korkusu, onun kendisini dermansız bırakarak ölüme terk etmesine sebep olmuştu. Günlerin bir günü, su ihtiyacını denizle karşılayan bûtimâr kuşu yine çok aşık olduğu denizi izlerken biraz daha su içerse denizin kuruyacağını düşünür. Bu düşüncesi onu o kadar korkutur ki, denize sadece izlemeye gelir. Günden güne tükenirken bile bakışları denizde, aklı denizde olur. Öyle ki son nefesini de denizde verir. Oysa denizin kurumaması için kendini yakan bûtimâr kuşunu denizde en az onun kadar seviyordur. Bulutların ardında olduğunu zanneden deniz gökten yağan bûtimâr kuşunun gözyaşları sandığı yağmura rağmen, "Buharlaştır beni güneş! O ben kurumayayım diye boğazı boğazı kurumuş, varsın benim her yanım kurusun! Bırak bulutlar arkasındaki sevgilime kavuşayım..." Diye yakınır. Denizin sesini duyan Güneş bu yakarışa daha fazla dayanamaz ve bulutlarla anlaşma yaparak durdurur. Deniz buharlaşarak bulutlara doğru kalkar. Bulutlarda buluşan iki sevgili mutlulukla ağlamaya başlar ta ki, buharlaşarak yukarı çıkan deniz ağlarken yeni bir deniz yaradana kadar. Dilden dile konuşulan bu hikâye sayesinde Bûtimâr kuşuyla denizin ağlamasının birleşmesinden yaranan denize Bûtimâr demişler. Gökyüzünde bulutların ardında buluşan iki sevgili yüzlerce sevgilinin buluşma noktasına çevrilip insanların aşklarına şahid olmuşlar. Gökyüzü evleri, bulutlar aşklarının yakın şahidi, Bûtimâr denizi ise en güzel manzaraları olmaya devam ederken sevdaları gökyüzünü aydınlatmaya devam etmiş, bir yaşamda en güzel haliyle son
YARALASAR(Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
56 parts Ongoing
"Soyun!" "Ne?" Yaşlı adam oturduğu masada kaşlarını çatmıştı ki yanındaki kadın tebessüm ederek bana döndü. "Sadece hırkanı çıkar ve bize sol kolunu göster." Tedirginlik içinde onlara baktığımda uzun bir masada oturan toplam on kişi görmüştüm. Ben kapıya yakın bir yerde duruyordum ve yanımda benimle aynı yaşta olan altı çocuk daha vardı. Sağımdaki kızın sol kolundaki yarasa damgasını gördüğümde sertçe yutkundum. Aynı damgadan benimde kolumda vardı. "Neyi bekliyorsun?" Bu soğuk ses yaşlı adamın sağ tarafında oturan kişiden gelmişti. Başını önündeki dosyadan hiç kaldırmadığı için yüzünü iyi göremiyorum. Hırkamı çıkardığımda benimle aynı hizada duran çocuklar koluma baktı. "Sende Yarasalardan birisin." Yaşlı adamın sesi huzursuz çıkmıştı. "Nasıl damgalandığını hatırlıyor musun?" Yine o adam konuşmuştu ve hâlâ başı önündeki dosyadaydı. İyi hatırlıyordum. "Hayır." Onlara güvenmiyorum. Cevabım ile kalem tutan eli hareketsiz kalmış fakat başını kaldırmamıştı. "Artık bizi neden buraya getirdiğinizi açıklayacak mısınız?" Yanımdaki çocuklardan biri konuşmuştu. Yaşlı adam sıkıntıyla bir nefes alarak bizlere baktı. "Aslında hepiniz aynı çocuk yurdunda bir zamanlar kaldınız. Peşinde olduğumuz biri var ve o yurttaki otuz çocuğu damgaladı. Şimdi yeniden ortaya çıktı ve Yarasaları bulup hepsini öldürüyor." Sanırım Yarasalar biz oluyorduk. "Bizimle işbirliği yapmak zorundasınız, tabii yaşamak istiyorsanız?" Masadakilere döndü. "Herkes kendi eğiteceği çocuğu seçsin. Unutmayın seçeceğiniz çaylaktan siz sorumlusunuz." Burada neler olduğunu anlamıyorum. Masadakiler bizi incelerken o başını hiç kaldırmayan adamın sesini duydum. "Gözlüklü kızı ben eğiteceğim." Burada gözlük takan sadece bendim.
You may also like
Slide 1 of 10
3391 Kilometre cover
CEVAP 1871 cover
Karanlığın Tutsağı +18 cover
Turuncu Bir Ateş Gibi cover
YARALASAR  cover
Şekerrenk | Texting cover
My Baby|GAY cover
Dağ Ardındaki Güneş +18 (Düzenleniyor) cover
BEYAZ LEKE Alıntılar cover
YARALASAR(Kitap Oldu) cover

3391 Kilometre

44 parts Complete

''O gün, bana 'Sinemaya gidelim mi?' diye sordu. 3391 kilometre öteden, şehirlerce, denizlerce uzağımdan... Yanımdaki insanlar görmezken beni, o bana imkansız olduğunu bile bile 'Sinemaya gidelim mi?' dedi...'' Aylarca sesini duymadığınız, yüzünü görmediğiniz, dokunmadığınız, kokusunu bilmediğiniz, aynı sokaktan geçme ihtimalinizin dahi olmadığı, asla aynı fotoğrafın içinde bile bulunamayacağınız, sizden kilometrelerce denizlerce adalarca şehirlerce uzakta olan bir insana aşık olur muydunuz? Bunu, kendinize yapar mıydınız? Bu bir mesafe hikayesi! İki insanın, birbirlerini görmeden duymadan aylarca gece gündüz konuştukları ; birbirlerinin en yakını oldukları, ama birbirlerinden en uzakta oldukları, aralarındaki kilometrelere rağmen birbirlerine aşık oldukları bir mesafe hikayesi! Burası bizim gezegenimiz ve burada her şey anını bekler. Burası, bizim 3391 kilometrelik gezegenimiz... - ''Seni görmem için yanımda olmana gerek yok. Ben seni gözlerim kapalıyken de görebiliyorum. Zaten ben seni sadece gözlerim kapalıyken görebiliyorum...''