Sus biraz 1

Sus biraz 1

  • WpView
    Reads 939
  • WpVote
    Votes 30
  • WpPart
    Parts 3
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Thu, Mar 26, 2015
WpInfo
Non-Fiction
Biraz kalabalık olana kadar bu yazı burada dursun... Sonra, kitap. Sus Biraz, 1 Sus biraz, dilerim mutlu olursun. Çünkü seni seviyorum... Öyle, sıradan, her hangi birini sever gibi seviyorum. Yanımdan geçerken, bir an gördüğüm birini sever gibi. Alışır gibi, usulca, sessizce ve kimseye hissettirmeden. Kürdan ucu, toplu iğne başı, ya da kibrit alevi kadar seviyorum seni. Çocukların kenarları kırışmasın diye, defterlerin kenarına ataş takması gibi; masumca ama önemsiz seviyorum. Hakkında hiçbir şey bilmeden ve öğrenmek istemeden; cahilce ve yalan söyleyerek seni seviyorum. Birkaç düzüne kitap okuyup, hiçbir şey hatırlamayan, aklında hiç gereksiz bilgiyi barındırmayan biri gibi seviyorum. En boş tarafımla, yerine bir yer koymadan ve yerini de sahiplenmeden... Çok tuhaf seviyorum seni... Bir erkeğin başka bir erkeği sevmesi gibi; ya da bir kadının, başka bir kadını kıskanması gibi, canımı sıkarak, seni böyle sevdiğimi kendimden çekemeyerek seviyorum. Kızarak biraz da... Hiç istemediğim, gecenin bir vakti gelen davetsiz misafir gibi seviyorum. Durduk yerde bir yeri almak isteyen kral gibi, biraz kan akıtarak ve ölenleri uzaktan izleyerek seviyorum. Bir şey mi söyledin? Duymuyorum, sus biraz! Dilerim mutlu olursun. Çünkü seni seviyorum...
All Rights Reserved
#114
susmak
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Laura Gercek ailem (Karanlik aşk)
  • Karven
  • ULAŞAMIYORUM/TEXTİNG
  • Sessiz Yemin
  • Halısaha |texting
  • Vatan Uğruna
  • AŞİRET Mİ!? -Gerçek Ailem-

Laura Gercak ailem (Karanlik aşk) kitabında hem Gerçek ailem konulu sonlara dogru ise mafya kocamiz da gelecek buna göre okuyun. Kesit. Hiç durmadan koşuyordum. Ciğerlerim yırtılırcasına yanıyor, göğüs kafesime iğneler batıyordu. Ağaçların silueti, tepemdeki ay ışığı altında bir hayalet ordusu gibi uzayıp gidiyordu. Ara ara omuzumun üzerinden arkama bakıyor, peşimden gelip gelmediğini kontrol ediyordum. Bu sefer... bu sefer beni gerçekten öldürürlerdi. ​Kimden kaçtığımı merak ediyorsanız, babadan kaçıyordum. ​Ben Laura Yel, 16 yaşındayım. "Baba" dediğim kişi, Mithat Yel. Maalesef ona gönül rahatlığıyla babam diyemiyorum, çünkü o bana hiç öyle davranmadı. O, beni suskunluğa mahkûm etti. ​Keşke her şey sadece suskunlukla bitseydi. Bin bir türlü işkence, rutubetli karanlık odalar ve... en önemlisi sol bileğimin hemen yukarısındaki büyük yara. O yara, içimdeki küçük ışığı tamamen söndüren, acı bir hatıraydı. Onu, daha on yaşımdayken duvara bir güneş resmi çizdiğim için yapmıştı. Masum bir çizim için beni sandalyeye bağlayıp, o yarayı bileğime kazımıştı. Yarağın nasıl bir şey olduğunu, neyi temsil ettiğini daha sonra detaylı bir şekilde anlatırım. ​O yaradan sonra ne olursa olsun tek kelime etmedim. İşkencelerinde çığlık atmadım, yalvarmadım. Daha küçük yaşta büyümek, sessiz ve dayanıklı olmak zorunda kaldım.

More details
WpActionLinkContent Guidelines