Biri, dünyanın henüz kirletemediği saf bir sevgiyle, her fırtınadan saklanarak büyütülmüş masum bir kız... Diğeri ise hayatın en erken yaşta bıçak gibi bilediği, acının ve şiddetin gölgesinde büyümüş yaralı bir adam: Murat...
Lisenin o gürültülü, telaşlı koridorlarında yolları kesiştiğinde, aslında iki ayrı evren çarpışır. Kız, gözlerinde dünyayı hâlâ gülümsenecek bir yer sanan o lekesiz ışığı taşırken, Murat etrafına ördüğü aşılmaz duvarların ardında kendi karanlığıyla savaşmaktadır. Kimsenin dokunmaya cesaret edemediği o sert, soğuk zırh, bir çift masum gözün karşısında ilk kez çatlamaya başlar.
Murat, hayatında ilk defa sığınabileceği sıcak bir limanın varlığıyla sarsılır. Ancak ruhundaki acılar öyle derindir ki, o masumiyeti kendi karanlığıyla kirletmekten korkar. Kız ise adamın ruhundaki her bir yaraya dokunmaya, o sert kabuğun altındaki saklı çocuğu iyileştirmeye kararlıdır.
Sıralar arasında başlayan bu sessiz çekim, acının şefkatle, karanlığın ışıkla amansız mücadelesine dönüşür.
Hayatı sadece sevgiden ibaret sanan bir yürek, geçmişin gölgeleriyle bilenmiş bir adamı kurtarmaya yeter miydi? Yoksa kader, onları birbirlerine rağmen aynı sevdanın içine mi çekecekti?
Todos os Direitos Reservados