DELİ GÖZLER

DELİ GÖZLER

  • WpView
    Reads 109
  • WpVote
    Votes 20
  • WpPart
    Parts 14
WpMetadataReadComplete Sat, Aug 26, 2023
Yiğit bana "düşürücem seni ağlaaaa" dedi gülerek, bende yanağına hafifçe vurdum gülerek. Benim sağ elim mavide, sol elim sarıda ve aynı şeyler ayaklarım içinde geçerliydi, yani şınav pozisyonundaydım. Çağrı "Yiğit sağ el kırmızı!" Diye bağırdı ve Yiğit elini kırmızıya koyunca benim üstüme doğru durdu. O an sırtım ona dönüktü ama çok utanıyordum. Sonra kollarım yorulunca kendimi bıraktım ve Yiğit'in yüzüne döndüm. "Noldu kızzz bi morardın?" Dedi. Sırıttım ve "ben düştüysem sende düşeceksin" dedim ve ayağına vurdum ve yanıma düştü. Bende ayağı kalkıp "ağlaaaa" diye güldüm ve koltuğa oturdum.
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • 𝖢𝖠𝖭𝖧𝖨𝖱𝖠Ş •𝖣İ𝖫𝖣𝖠𝖱•(AŞİRET +18) DÜZENLENİYOR....
  • SENDE SAKLI HİSLERİM|texting
  • KANLI AŞK//TEXTİNG
  • Uyumsuz (mahalle kurgusu)
  • KOCAMI AYARTIRKEN
  • Nazar Eyle
  • KUYU (+18)
  • Yağmurları Sev | Gerçek Ailem
  • ÇAKMA MAFYA//TEXTİNG
  • İLK ÖPÜCÜK || TEXT

"O silahı elinden indir!" dediğimde, yan duran vücudunu ağır ağır bana doğru çevirdi ama o silah abimin alnına daha da bastırıldı. Yüzündeki sinsi tebessüm meydandaki herkesin yüreğini sıkıştırıyordu. "Yoksa?" diye soruşu, meydandaki bütün insanları endişelendirmeye yeterdi. Kalabalığın nefesi bir anlığına tutulmuş gibiydi. Çenemi herkesin inadına dikleştirip, gözlerimi onunkilere kilitledim. "Yoksa sana yemin olsun! Bu meydanı kanınla yıkarım!" diye bağırdım. Sözlerim gökyüzüne çarpıp geri indi, meydanda taş kesilmiş onlarca insanın üzerinde yankılandı. "Efsun!" diyen abime bakmadım. Gözlerim, kanla kaplanmış yüzüne kayacak olursa gardımın düşeceğini biliyordum. Onun bitap nefesi bile içimdeki öfkenin dengesini bozabilirdi. "Demek kanım ile yıkarsın ha!" dediğinde, fısıltısı bile meydanı inletti. Sanki rüzgar, sesi alıp bütün taş sokaklara taşıdı. Kalabalık tek bir ağızdan derin bir nefes aldı, kimse kıpırdamaya cesaret edemedi. "Azad ağa, yaparım bilirsin! Bu seni ilk vuruşum olmaz!" deyişimin ardından kaşları çatıldı. Çelik gibi bakan gözleri bir anlığına karardı. O an kalabalıktan birkaç kişi korkuyla geriye doğru koştu; ayak sesleri taş zeminde yankılandı. Koskoca Mardin! Her taşında kanın, her sokağında intikamın yankılandığı o şehir... En iyi o bilirdi; yıllar önce nasıl AZAD KARAASLAN'ı gözümü bile kırpmadan vurduğumu. O gün güneş batmamıştı sanki, Mardin yasa bürünürken Diyarbakır'da zılgıtlar eşliğinde birçok kapıda düğün yapılmıştı. Gözyaşı ile kahkaha aynı anda yükselmişti gökyüzüne. Ben, EFSUN ŞANLI... Yıllar önce babamın kanını akıtan adamın kanını bu meydanda dökmüştüm. Zerre korkmadan, zerre aşkımı aklıma getirmeden. O an kalbimde ne kadınlık ne merhamet kalmıştı; sadece intikamın soğuk ve keskin tadı vardı.

More details
WpActionLinkContent Guidelines