Story cover for HARUM by 77kar_tanesi77
HARUM
  • WpView
    Membaca 5
  • WpVote
    Vote 2
  • WpPart
    Bab 1
  • WpView
    Membaca 5
  • WpVote
    Vote 2
  • WpPart
    Bab 1
Bersambung, Awal publikasi Jul 15, 2023
Yeni başlangıçlar..
Yeni hayat..
Hayal mi yoksa gerçekmi...
Belkide her şey bi yaşantidan ibarettir

ormanın içinde ordan oraya koştum hiç kimse yoktu sadece ben , sadece ben kalmıştım etrafa bakıyorum ama kimseler yok.
Belkide sinirden bu kadar uzaklaşmamam gerekirdi. TAMAM , şimdi sakin olup iyi düsünmeliyim hava hala aydınlık ve çıkiş yolunu bulmalıyım. Ağaçların arasından geçmeye başladım havada kargaların sesleri kulaklarım tırmalıyordu. Lanet olası kargalar küçüklükten beri hep sinirimi bozmuştur.yürümeye devam ettim ama sanki bir cikmazin içinde gibiydim sağa gidiyorum yine aynı yerdeyim sola gidiyorum yine bulundum yere geri geliyorum. 
Yeter ya! başka bi yolu yokumu uradan çıkmanın . kendi kendime mizmizlanirken tam karşımda bir mağara olduğunu farkettim. Tanrım bunu daha önce neden görmemiştim. Buradan cikamayacagima göre son şansımı bu mağarada kullanicam. Çantamdan feneri alıp mağaraya doğru ilerledim.  fenerimin açıp içeri girdim etrafta tuhaf bir sıvıyla çizilmiş insan çizimleri vardı.Sanki biri yaptığı şeyleri duvara çizmiş. Herneyse biraz daha ilerledim önümdeki taşı farketmemistim bile tam dusucektim yerde bir kolye gördüm bu kölenin burda ne işi var ve kimin? 
Ama çok güzeldi mavi parlak bir taşın kolyeyle buluşması gibi.çok güzeldi "herhalde bisey olmaz" alıp boynuma astım tam mağaradan çıkacakken dışarıdan defnenin sesini duydum. "kızım nerelerdesin sen sabahtan beri seni arıyoruz kaybolup gittin" buraya gelmesi mucizeydi.Gelmeseydi kesin ömür boyu bu ormanda kalacaktım "iyimisin?" dedi defne "iyiyim ya biseyim yok hadi gidelim" dedim. Başını salladı ve diğerlerinin yanına ilerleme başladık. içimde tuhaf bur his vardı ne olduğunu anliyamadim. Sanki beynimin içinde biri varmış gibi. Bir an sanki kolye titriyormus gibi hissettim ve kolyeyi sıkıca tuttum. Defne yüzümün hemen değiştiğini anlayınca "biseymi oldu" dedi
Domain Publik
Daftar untuk menambahkan HARUM ke perpustakaan kamu dan menerima pembaruan
atau
#248yıkım
Panduan Muatan
anda mungkin juga menyukai
𝐀𝐃𝐈𝐍 𝐇𝐀𝐋𝐀 𝐑𝐄𝐏𝐋𝐈̇𝐊𝐋𝐄𝐑𝐈̇𝐌𝐃𝐄  oleh ozanakbabaxz
58 bab Bersambung
​Aynı sokakların tozunu yutmuş, aynı yağmurlarda ıslanmışlardı; ama kalpleri birbirine hep bir mevsim geç kalmıştı. Ozan, Kars Kalesi'nin vakur ve dondurucu sessizliğinde kendi yalnızlığını emzirirken; Sinem, İzmir'in kordon boyunda, denizin tuzuyla yıkanan yarım kalmış bir rüyanın içindeydi. Onlarınki sadece bir mesafe hikayesi değildi; hayatın ördüğü duvarların hikayesiydi. ​Ozan, başka bir kadının imzasını taşıyan bir evliliğin soğuk odalarında yankılanan bir sessizlikti. ​Sinem ise kalbini bir başkasına emanet etmiş ama ruhunu hep o eksik parçada bırakmış bir sığınmacıydı. ​Aşkları, nefretin en koyu tonuyla beslendi. Önce birbirlerinden kaçtılar; çünkü birbirlerinde gördükleri şey, vazgeçmek zorunda kaldıkları hayalleriydi. Kars Kalesi, onların imkansızlığının şahidiydi. Karlar altında kalan o devasa taşlar gibi, duyguları da buz tutmuştu. Ancak İzmir'e uzanan o gizli yollar, buzları eritmeye yetti. İzmir'in neşesi, Kars'ın hüznüne çarptığında; nefret yerini tutkuya, sitem yerini teslimiyete bıraktı. ​"Sen Kars'ın hiç bitmeyen kışıydın, ben İzmir'in hiç dinmeyen rüzgarı. Biz aynı cümlenin içinde yan yana gelemeyen, ama noktası aynı yere konan iki devrik hikayeyiz." ​Yıllarca aynı şehirde nefes alıp, birbirinin içinden geçip giden ama asla dokunamayan iki ruhun, geç kalmışlıkları üzerine kurulu bu destan; şimdi yasak bir sevdanın küllerinden yeniden doğuyor.
YARALASAR(Kitap Oldu) oleh Maral_Atmc6
56 bab Bersambung
"Soyun!" "Ne?" Yaşlı adam oturduğu masada kaşlarını çatmıştı ki yanındaki kadın tebessüm ederek bana döndü. "Sadece hırkanı çıkar ve bize sol kolunu göster." Tedirginlik içinde onlara baktığımda uzun bir masada oturan toplam on kişi görmüştüm. Ben kapıya yakın bir yerde duruyordum ve yanımda benimle aynı yaşta olan altı çocuk daha vardı. Sağımdaki kızın sol kolundaki yarasa damgasını gördüğümde sertçe yutkundum. Aynı damgadan benimde kolumda vardı. "Neyi bekliyorsun?" Bu soğuk ses yaşlı adamın sağ tarafında oturan kişiden gelmişti. Başını önündeki dosyadan hiç kaldırmadığı için yüzünü iyi göremiyorum. Hırkamı çıkardığımda benimle aynı hizada duran çocuklar koluma baktı. "Sende Yarasalardan birisin." Yaşlı adamın sesi huzursuz çıkmıştı. "Nasıl damgalandığını hatırlıyor musun?" Yine o adam konuşmuştu ve hâlâ başı önündeki dosyadaydı. İyi hatırlıyordum. "Hayır." Onlara güvenmiyorum. Cevabım ile kalem tutan eli hareketsiz kalmış fakat başını kaldırmamıştı. "Artık bizi neden buraya getirdiğinizi açıklayacak mısınız?" Yanımdaki çocuklardan biri konuşmuştu. Yaşlı adam sıkıntıyla bir nefes alarak bizlere baktı. "Aslında hepiniz aynı çocuk yurdunda bir zamanlar kaldınız. Peşinde olduğumuz biri var ve o yurttaki otuz çocuğu damgaladı. Şimdi yeniden ortaya çıktı ve Yarasaları bulup hepsini öldürüyor." Sanırım Yarasalar biz oluyorduk. "Bizimle işbirliği yapmak zorundasınız, tabii yaşamak istiyorsanız?" Masadakilere döndü. "Herkes kendi eğiteceği çocuğu seçsin. Unutmayın seçeceğiniz çaylaktan siz sorumlusunuz." Burada neler olduğunu anlamıyorum. Masadakiler bizi incelerken o başını hiç kaldırmayan adamın sesini duydum. "Gözlüklü kızı ben eğiteceğim." Burada gözlük takan sadece bendim.
anda mungkin juga menyukai
Slide 1 of 10
𝐀𝐃𝐈𝐍 𝐇𝐀𝐋𝐀 𝐑𝐄𝐏𝐋𝐈̇𝐊𝐋𝐄𝐑𝐈̇𝐌𝐃𝐄  cover
İKİ AŞK BIR KADIN cover
𝐀𝐍𝐊𝐀 𝐊𝐔𝐒̧𝐔 𝐃𝐄𝐒𝐓𝐀𝐍𝐈  cover
Yalanlarin Ötesinde cover
ÂFİTAP cover
Cansız Manken (+18) cover
YARALASAR(Kitap Oldu) cover
5. seviye cover
SOYADINDA ZİNCİR cover
CÜDA VİSALİ / GERÇEK AİLEM  cover

𝐀𝐃𝐈𝐍 𝐇𝐀𝐋𝐀 𝐑𝐄𝐏𝐋𝐈̇𝐊𝐋𝐄𝐑𝐈̇𝐌𝐃𝐄

58 bab Bersambung

​Aynı sokakların tozunu yutmuş, aynı yağmurlarda ıslanmışlardı; ama kalpleri birbirine hep bir mevsim geç kalmıştı. Ozan, Kars Kalesi'nin vakur ve dondurucu sessizliğinde kendi yalnızlığını emzirirken; Sinem, İzmir'in kordon boyunda, denizin tuzuyla yıkanan yarım kalmış bir rüyanın içindeydi. Onlarınki sadece bir mesafe hikayesi değildi; hayatın ördüğü duvarların hikayesiydi. ​Ozan, başka bir kadının imzasını taşıyan bir evliliğin soğuk odalarında yankılanan bir sessizlikti. ​Sinem ise kalbini bir başkasına emanet etmiş ama ruhunu hep o eksik parçada bırakmış bir sığınmacıydı. ​Aşkları, nefretin en koyu tonuyla beslendi. Önce birbirlerinden kaçtılar; çünkü birbirlerinde gördükleri şey, vazgeçmek zorunda kaldıkları hayalleriydi. Kars Kalesi, onların imkansızlığının şahidiydi. Karlar altında kalan o devasa taşlar gibi, duyguları da buz tutmuştu. Ancak İzmir'e uzanan o gizli yollar, buzları eritmeye yetti. İzmir'in neşesi, Kars'ın hüznüne çarptığında; nefret yerini tutkuya, sitem yerini teslimiyete bıraktı. ​"Sen Kars'ın hiç bitmeyen kışıydın, ben İzmir'in hiç dinmeyen rüzgarı. Biz aynı cümlenin içinde yan yana gelemeyen, ama noktası aynı yere konan iki devrik hikayeyiz." ​Yıllarca aynı şehirde nefes alıp, birbirinin içinden geçip giden ama asla dokunamayan iki ruhun, geç kalmışlıkları üzerine kurulu bu destan; şimdi yasak bir sevdanın küllerinden yeniden doğuyor.