AREL
  • WpView
    Reads 68
  • WpVote
    Votes 1
  • WpPart
    Parts 5
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Tue, Sep 3, 2024
WpInfo
Fiction
Science Fiction
Herkes için ihtilal zamanıydı. Yalnız onlar için ihtilal kendi içindeydi. İhtilal'den önceki son durak ölümdü. "Onlar için canımdan olamam pekte önemli değil avukat." "Benim için önemli!" Diye söylenirken buldum bir anda kendimi. Doktorun yüzü daha da çok gülerken olduğum yerde durup iyice ona baktım. "Ailene söz verdim. Seni burdan sağ salim çıkaracağım diye." Doktor yattığı yerden başını salladı sadece. Ama dudaklarına yerleşen gülümseme görülmeye değerdi. Sol yanağında oluşan çukur da öyle. Katillerin gamzeleri mi olurdu hiç? Benim müvekkilim gamzeli bir katil miydi? "Kıvırma avukat, senin için önemli olduğumu biliyorum." Dedi keyifli çıkan sesi. "Kafandan uydurma doktor, ben ailene söz verdim ondan." "Eminim ondandır." "Başka neyden olacaktı?" "Kim bilir?" "Ben bilirim." İkimizde istemsizce güldüğümüz sırada kafamı iki yana salladım. "Gülünce güzel oluyorsun avukat." "Niye, somurtunca çirkin mi oluyorum?" "Cık, o zaman da dünyanın sonuna doğmuşum gibi hissediyorum. Nefesim kesiliyor. Ama sen güldüğünde özgürlüğümü hissediyorum. Bir tarafın intiharımken bir tarafın özgürlüğüm oluyor avukat." Dedikleri karşısında ne diyeceğimi bilemeyip sadece ona bakmaya devam ettim. "Seni kendi ellerimle doğduğun yerden kurtaracağım doktor." "Biliyorum avukat."
All Rights Reserved
#34
çağan
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • KROM VE KEMİK
  • KIYAMET TOHUMLARI
  • YAPAY KALP +21
  • Vortaris
  • DUHUL
  • ŞAHMARANLAR ( AŞİRET AİLEM )
  • Asena deniz (gerçek ailem)
  • On Üçüncü Pay
  • Albay Kızı

"Yukarıda, bulutların üzerindeki o steril fanusta yaşayanlar için hayat bir oyundu. Aşağıda, çamurun ve pasın içindeki bizler içinse sadece nefes alma savaşı." Adım Yenal. Ama bu lanet şehrin arka sokaklarında, neon ışıklarının altında bedenimi ve yumruklarımı satarken herkes bana Nox der. Kurallarım basitti: Asla güvenme, asla yalvarma ve tek varlığım olan kardeşini hayatta tut. Ta ki o geceye kadar. Pars... Şehri yöneten Konsorsiyumun tek varisi. Damarlarında kan yerine sıvı altın akan, insanlara baktığında sadece fiyat etiketleri gören o kibirli prens. Beni o kulüpte, ayaklarının dibine atılan paraları toplarken izledi. İğrendi. Aşağıladı. Ve sonra, hayatımın iplerini eline aldı. Kardeşimi yaşatmak için, nefret ettiğim o adamın dünyasına girmek zorundayım. O, beni satın aldığını, bana sahip olduğunu ve irademi kırabileceğini sanıyor. Beni evcilleştirebileceğini sanıyor. Ama unuttuğu bir şey var: Sokaklar, saraylara benzemez. Ve biz sokak köpekleri, tasmamız ne kadar sıkı olursa olsun, ısırmaktan vazgeçmeyiz. Biri kromdan bir tanrı, diğeri etten ve kemikten bir isyancı. Biri yok etmeye, diğeri hayatta kalmaya yeminli. Mülkiyet yasaları, kalbin ritmini durdurabilir mi?

More details
WpActionLinkContent Guidelines