MAZMORRA

MAZMORRA

  • WpView
    Reads 775
  • WpVote
    Votes 41
  • WpPart
    Parts 3
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Sun, May 19, 2024
"Burası hakkında neler biliyorsun Güneş," dedi dosyadan kafasını kaldırmadan. Ciddi ruh halinden az da olsa sıyrılıp samimi haline geçiyor gibiydi. "Az şeyler," dedim kaşlarımı ciddiyetle çatarak. "Sadece ülkelerdeki en suçlu insanların burada kaldığını ve çoğunun tedaviye ihtiyacı olduğunu biliyorum." Tek kaşımı kaldırarak düşünür gibi yaptım. "Basına pek sızmıyor içerisi. Binan bir fotoğrafı bile yok." "Normal," dedi kendi kendine ve dosyayı kapatarak elleri arasına aldı. "Burada suçluları resmi olarak ikiye, resmi olmadan ise üçe ayırırız. Resmi olarak iki tür suçlular var, bunu da herkes fark edebilsin diye renk ile ifade ediyoruz. Sarılar ve siyahlar." Bir bacağını diğerinin üzerine attı ve devam etti. "Sarılar sapık ruhlu suçlulardır Güneş. İnanılmaz derecede hastalar, kimse onları tedavi etmek istemese de en çok onların tedaviye ihtiyacı var."
All Rights Reserved
#30
yasak
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • MOR SÜTYEN  (Yarı Texting)
  • Göz Göze "40" Saniye | Texting
  • Sirayet|Texting
  • Gecenin Ucunda |  Texting
  • KORKUT / bxb
  • Futbolcunun aşkı | TEXTİNG |
  • MESAJIN HEDEFİ ŞAŞTI // TEXT
  • Mafyaymısmıs
  • YENGE | YARITEXTİNG
  • ALİN | Gerçek Aile

Bazı düşüşler yere çakılmakla değil, bir canavarın inine düşmekle son bulur." İz, hayatını viyolonselinin kalın tellerine ve siyah dantellerine saklayan, melankolik bir konservatuar öğrencisiydi. Tek istediği, notaların gürültüsüyle dünyayı susturmaktı. Pusat, hayatını kırdığı kemiklerin sesiyle kazanan, öfkesi bileğine takılan elektronik kelepçeyle eve hapsedilmiş bir yeraltı dövüşçüsüydü. Tek gerçeği, sınırları çizilmiş o dört duvardı. Biri yukarıda sanat yaratıyor, diğeri aşağıda vahşeti dizginlemeye çalışıyordu. Ta ki o geceye kadar. İz'in balkona astığı mor sütyen, rüzgarın ihanetiyle aşağı süzüldüğünde, sadece alt kata düşmedi. Pusat'ın yasaklı bölgesine, tam kucağına düştü. Pusat dışarı çıkamazdı. İz aşağı inmeye korkardı. Telefon titredi. Gönderen: Alt Kat Mesaj:"Eşyan kanlı ellerimin arasında. Ve biliyorsun viyolonselist, ben bu evden çıkamam. Eğer onu geri istiyorsan, benim kafesime girmek zorundasın." Sanat, şiddete teslim olduğunda notalar susar. Şimdi sahne sırası, kafesteki canavarda.

More details
WpActionLinkContent Guidelines