TABULA RASA
  • WpView
    Reads 37
  • WpVote
    Votes 5
  • WpPart
    Parts 1
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Wed, Jul 26, 2023
Zaman geçti, dünya değişmedi. Değişen şey dünya değil çünkü, dünyanın içindekiler. Acımasız olanlar da onlar, acıyı hafifletenler de. Dünyada kötü şeylerin yanında iyi şeyler de bulunur, çünkü her şey birbirini tamamlar şu dünyada. Kötü olduğu için iyi vardır, iyi olduğu için de kötü... Beni ta- mamlayan şey ise kitaplarım. Yazmak ruhumun ilacı oluvermiş, yazınca eksik olmadığımın farkına varabiliyorum. İşte o zaman tam oluyorum belki de. Aynı zamanda yazmak benim için dünyadaki iyi şeyler sınıfında. Acıyı hafifleten kısımda...Kitaplar benim bir parçam, öyleyse ben kimim? Ben kalemine kavuşmayı bekleyen bir yazarım. Zaman geçtikçe şiddetlenen, dur durak bilmeden kanayan bir yara var parmak uçlarımda. Nasırlaşmış avuçlarım bomboş şimdi, yorgun gözlerim ise endişeyle dışarıyı gözetliyorlar. Oysa benim ellerim yazar, gözlerim okurdu. Şimdiyse ellerim ya- nar, gözlerim ağlar oldu. Kitaplarımın sayfaları gözlerimin önünde cayır cayır yanarken ellerim onlara eşlik etti, yüreğim kendi küllerinde boğuldu.
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • KROM VE KEMİK
  • Vortaris
  • NEHY-KİMSEDEN SONRA | DİSTOPYA
  • On Üçüncü Pay
  • YAPAY KALP +21
  • Asena deniz (gerçek ailem)
  • KIYAMET TOHUMLARI
  • DUHUL
  • Albay Kızı
  • ŞAHMARANLAR ( AŞİRET AİLEM )

"Yukarıda, bulutların üzerindeki o steril fanusta yaşayanlar için hayat bir oyundu. Aşağıda, çamurun ve pasın içindeki bizler içinse sadece nefes alma savaşı." Adım Yenal. Ama bu lanet şehrin arka sokaklarında, neon ışıklarının altında bedenimi ve yumruklarımı satarken herkes bana Nox der. Kurallarım basitti: Asla güvenme, asla yalvarma ve tek varlığım olan kardeşini hayatta tut. Ta ki o geceye kadar. Pars... Şehri yöneten Konsorsiyumun tek varisi. Damarlarında kan yerine sıvı altın akan, insanlara baktığında sadece fiyat etiketleri gören o kibirli prens. Beni o kulüpte, ayaklarının dibine atılan paraları toplarken izledi. İğrendi. Aşağıladı. Ve sonra, hayatımın iplerini eline aldı. Kardeşimi yaşatmak için, nefret ettiğim o adamın dünyasına girmek zorundayım. O, beni satın aldığını, bana sahip olduğunu ve irademi kırabileceğini sanıyor. Beni evcilleştirebileceğini sanıyor. Ama unuttuğu bir şey var: Sokaklar, saraylara benzemez. Ve biz sokak köpekleri, tasmamız ne kadar sıkı olursa olsun, ısırmaktan vazgeçmeyiz. Biri kromdan bir tanrı, diğeri etten ve kemikten bir isyancı. Biri yok etmeye, diğeri hayatta kalmaya yeminli. Mülkiyet yasaları, kalbin ritmini durdurabilir mi?

More details
WpActionLinkContent Guidelines