We've updated our Content Guidelines.
Review the latest guidelines to keep sharing stories safely.
PENÇE

PENÇE

  • WpView
    Reads 87
  • WpVote
    Votes 12
  • WpPart
    Parts 6
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Mon, Nov 27, 2023
WpInfo
Fiction
Romance
Tagskurgu
Şimdi yeniden bir uçurum kenarındaydım. Yeniden aynı yerden bakıyordum aşağı ama bu sefer yanlız değildim. Bu sefer beni bu uçurum kenarına getiren sende yanımdaydın. Belkide çoktan atladın aşağı ama ben durup düşünür oldum. Düşündüm geçmişi ve şuanı. Neler yaşanmıştı ve neler yaşamıştım. Belkide bir köprüdeydim. Hatırladığım, unuttum sandığım her ihanette tahtaları çıtırdayan bir köprüde. Ya da bir yol ayrımında. Saatler geçmişti, günler, haftalar geçmişti ama ben hala ayağımın altındaki cam kırıklarının üstünde bekliyordum. Ama hayır. Bu sefer kalbine cam kırıkları batan sadece ben değildim. Bu sefer yanlız değildim. Aynı acı seninde içini yakmaya başlamıştı ama benim içim soğumamış, daha fazla yanmıştı. "Düştüğünde sana uzatılan eli tutmamak aptallıktır." demiştin. Eğer düştüysen ve sana uzatılan elin sahibiyse seni iten, asıl o eli tutmak aptallıktır. Ben elini tutmuştum. Beraber bir yoldaydık ve ben herşeye rağmen elini bırakmadan yürümüştüm o yolu. Senin avuçlarındaki zehiri görmeden tutmuştum ve sen o zehri yaymadan alıkoyamamıştın kendini. Yaptığın her ihanette kalbime bir çizik atmıştım ve şimdi o kalbim paramparça ayaklarımın dibinde duruyordu. Peki sen kalbimin üstüne basıp geçip gidicekmisin, yoksa benimle beraber atlayacak mısın aşağı?
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • MOR SÜTYEN  (Yarı Texting)
  • Göz Göze "40" Saniye | Texting
  • YENGE | YARITEXTİNG
  • Sirayet|Texting
  • KORKUT / bxb
  • Futbolcunun aşkı | TEXTİNG |
  • Mafyaymısmıs
  • Gecenin Ucunda |  Texting
  • ALİN | Gerçek Aile

Bazı düşüşler yere çakılmakla değil, bir canavarın inine düşmekle son bulur." İz, hayatını viyolonselinin kalın tellerine ve siyah dantellerine saklayan, melankolik bir konservatuar öğrencisiydi. Tek istediği, notaların gürültüsüyle dünyayı susturmaktı. Pusat, hayatını kırdığı kemiklerin sesiyle kazanan, öfkesi bileğine takılan elektronik kelepçeyle eve hapsedilmiş bir yeraltı dövüşçüsüydü. Tek gerçeği, sınırları çizilmiş o dört duvardı. Biri yukarıda sanat yaratıyor, diğeri aşağıda vahşeti dizginlemeye çalışıyordu. Ta ki o geceye kadar. İz'in balkona astığı mor sütyen, rüzgarın ihanetiyle aşağı süzüldüğünde, sadece alt kata düşmedi. Pusat'ın yasaklı bölgesine, tam kucağına düştü. Pusat dışarı çıkamazdı. İz aşağı inmeye korkardı. Telefon titredi. Gönderen: Alt Kat Mesaj:"Eşyan kanlı ellerimin arasında. Ve biliyorsun viyolonselist, ben bu evden çıkamam. Eğer onu geri istiyorsan, benim kafesime girmek zorundasın." Sanat, şiddete teslim olduğunda notalar susar. Şimdi sahne sırası, kafesteki canavarda.

More details
WpActionLinkContent Guidelines