We've updated our Content Guidelines.
Review the latest guidelines to keep sharing stories safely.
kırmızı elbise

kırmızı elbise

  • WpView
    Reads 323
  • WpVote
    Votes 35
  • WpPart
    Parts 10
WpMetadataReadMatureComplete Mon, Oct 2, 2023
WpInfo
Fiction
Romance
bir kız düşünün yüzüni hiç göstermeyen her yerde kırmızı bir elbise giyen biri bir partide herkezin içinde en çok dikat çeken kızımız katıldığı partinin ileride aşkla nefret arasında kalıcğı adamın nişanı haberinin kutlaması olduğunun farkında degildi ana karaterimiz karl kızımızı gördüğünde beri onu ve kırmızı elbisesini unutamamıştı ve bu kırmızı elbise artık hep karşısına çıkıyordu karakterlimiz nefretle başlayan aşk hikayesinin sonuçlarına katlanmalıydı iyi okumalar
Public Domain
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • 𝖢𝖠𝖭𝖧𝖨𝖱𝖠Ş •𝖣İ𝖫𝖣𝖠𝖱•(AŞİRET +18) DÜZENLENİYOR....
  • LİNA
  • Futbolcunun aşkı | TEXTİNG |
  • Derin(Gerçek ailem)❆
  • AHSEN İZEM KARASOY (gerçek ailem)
  • Sirayet|Texting
  • BİYOLOJİK AİLEM ✔️
  • Balca
  • Söyle Bana Demonio
  • Acımasız Ağa(Tamamlandı✓)

"O silahı elinden indir!" dediğimde, yan duran vücudunu ağır ağır bana doğru çevirdi ama o silah abimin alnına daha da bastırıldı. Yüzündeki sinsi tebessüm meydandaki herkesin yüreğini sıkıştırıyordu. "Yoksa?" diye soruşu, meydandaki bütün insanları endişelendirmeye yeterdi. Kalabalığın nefesi bir anlığına tutulmuş gibiydi. Çenemi herkesin inadına dikleştirip, gözlerimi onunkilere kilitledim. "Yoksa sana yemin olsun! Bu meydanı kanınla yıkarım!" diye bağırdım. Sözlerim gökyüzüne çarpıp geri indi, meydanda taş kesilmiş onlarca insanın üzerinde yankılandı. "Efsun!" diyen abime bakmadım. Gözlerim, kanla kaplanmış yüzüne kayacak olursa gardımın düşeceğini biliyordum. Onun bitap nefesi bile içimdeki öfkenin dengesini bozabilirdi. "Demek kanım ile yıkarsın ha!" dediğinde, fısıltısı bile meydanı inletti. Sanki rüzgar, sesi alıp bütün taş sokaklara taşıdı. Kalabalık tek bir ağızdan derin bir nefes aldı, kimse kıpırdamaya cesaret edemedi. "Azad ağa, yaparım bilirsin! Bu seni ilk vuruşum olmaz!" deyişimin ardından kaşları çatıldı. Çelik gibi bakan gözleri bir anlığına karardı. O an kalabalıktan birkaç kişi korkuyla geriye doğru koştu; ayak sesleri taş zeminde yankılandı. Koskoca Mardin! Her taşında kanın, her sokağında intikamın yankılandığı o şehir... En iyi o bilirdi; yıllar önce nasıl AZAD KARAASLAN'ı gözümü bile kırpmadan vurduğumu. O gün güneş batmamıştı sanki, Mardin yasa bürünürken Diyarbakır'da zılgıtlar eşliğinde birçok kapıda düğün yapılmıştı. Gözyaşı ile kahkaha aynı anda yükselmişti gökyüzüne. Ben, EFSUN ŞANLI... Yıllar önce babamın kanını akıtan adamın kanını bu meydanda dökmüştüm. Zerre korkmadan, zerre aşkımı aklıma getirmeden. O an kalbimde ne kadınlık ne merhamet kalmıştı; sadece intikamın soğuk ve keskin tadı vardı.

More details
WpActionLinkContent Guidelines