Dokuz yaşındaydım. Babamın vurduğu yerleri annemin sessizliğiyle sardım. O gün anladım; bazı yaralar sadece barutla iyileşirdi." On beş yıl önce, İstanbul'un soğuk sokaklarında kaybolan o küçük kız çocuğu geri döndü. Ama artık savunmasız değil. O, Baysal Albay'ın en keskin bıçağı, zihninde birbirinin kuyruğuna basmayan tilkileriyle bir hayalet: Elvin Işık. Onun dünyasında duyguya yer yoktu, ta ki karşısına o çıkana kadar. Ateş Yaman Boranlı. Yeraltı dünyasının yenilmez imparatoru. Yeşil gözlerinde koca bir şehri yakacak kadar nefret, avuçlarında ise kana bulanmış bir güç taşıyan adam. Elvin için Ateş, sadece bitirilmesi gereken bir hedefti. Ateş içinse Elvin, hayatına sızan en güzel zehir. Elvin, Ateş'in karanlık imparatorluğuna sızdığında sadece bir suç liderini değil, kendi geçmişinin küllerini de bulacaktı. Saklanan sırlar açığa çıktığında, namlular birbirine döndüğünde ve o sarsılmaz yeminler bozulduğunda tek bir gerçek kalacaktı: Bu bir aşk hikayesi değil; bu, yaraları barut kokusuyla mühürlenmiş iki ruhun birbirini yok etme savaşı. "Gülümse Elvin... Çünkü masken, merminden daha koruyucudur."
More details