AĞAÇLIK

AĞAÇLIK

  • WpView
    Reads 39
  • WpVote
    Votes 5
  • WpPart
    Parts 1
WpMetadataReadMatureOngoing
WpMetadataNoticeLast published Sat, Aug 19, 2023
"Neredesin!?" diye bağırır Zera. Ağlamaktan kıpkırmızı olmuş gözlerle etrafa bakar. İçindeki acının ateşi, bir kez daha yaşartır gözlerini. Koşturmaya başlar ağaçların arasında. Umutsuzca, çığlık atar gibi bağırır bu sözcükleri. "N'olur.. Onu benden alma!" Bir kaç saniye sonra beyaz bir ışık hüzmesi yaklaşır ona. Cinsiyeti belirsiz bir tonla fısıldar. "Μην κλαις.. Άλλωστε όλα θα τα σβήσεις." ~"Ağlama.. Ne de olsa her şeyi sileceksin."~ Zera yutkunur ve ışığa doğru yürür. Elinde tuttuğu hançeri, havaya kaldırır. "O zaman her şeyi şimdi siliyorum. Onu benden asla alamayacaksın.." Hançeri kendi boğazına saplar. Tam o anda beyaz hüzme şekil almaya başlar ama Zera'nın görüşü tamamen kanıyla kaplanır. Son hatırladığı şey ise, duyduğu tiz çığlıktır.. Yazar notu : Aşk romanı değildir. Ama aşk sahneleri bolca olacaktır. Ana konu daha çok ön planda olacaktır.
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Katman :1451( Düzenleniyor)
  • İçimdeki Canavar (TAMAMLANDI)
  • The Villainess turns the Hourglass|•ÇEVİRİ {Tamamlandı}
  • Bir Cadının Bedeninde Uyandım
  • KIZIL GECE
  • FIRTINA ZAMANI
  • KORDELYA
  • Kanlı Lordun Gelini
  • YASAK TOPRAKLARIN GELİNİ(canavarların şafağı)+18
  •  Sonu Kötü Biten Yan Karakter Oldum!

​"Bir arkeolog olarak toprağın altında geçmişi ararken, bir gün o geçmişin tam ortasına düşeceğimi hiç hayal etmemiştim." ​Seray için hayat; kazı alanları, tozlu kitaplar ve tarihin sessiz tanıkları olan antik parçalardan ibaretti. Ancak İstanbul'un kalbinde açılan o gizemli çukur, onu sadece toprağın altına değil, tam beş yüz yıl öncesine, 1451 yılının kışına sürükledi. ​Avucunda yanan, sırrını çözemediği o mühürle; ne olduğunu anlamadığı bir çağın, entrikalarla dolu bir sarayın ve henüz 'Fatih' olmamış ama gözlerinden ateşler saçan bir sultanın kucağına düştü. ​Şimdi Seray için hayatta kalmak, o paslı dikişlerle dolu yarasından daha zordu. Bir yanda kendi zamanına dönme arzusu, diğer yanda II. Mehmed'in sarsılmaz korumacılığı ve omuzlarına binen cihanın yükü... ​Tarih kitaplarında okuduğu o büyük fethin eşiğinde, Seray sadece bir tanık mı olacaktı yoksa o meşhur tarih sayfalarını kendi elleriyle mi yeniden yazacaktı? ​"Ben buraya ait değildim ama onun gözlerine baktığımda, ilk kez kendimi evimdeymişim gibi hissediyordum." ​Zamanın durduğu, mühürlerin konuştuğu ve kalplerin savaştığı bir hikaye başlıyor.

More details
WpActionLinkContent Guidelines