ORİJİN (b×b)

ORİJİN (b×b)

  • WpView
    Reads 251
  • WpVote
    Votes 2
  • WpPart
    Parts 2
WpMetadataReadMatureOngoing
WpMetadataNoticeLast published Sat, Jun 8, 2024
Yaşar, dedesi için bir başarısızlık tablosuydu özünde, bütünüyle bir hayal kırıklığı. Acımasız değildi mesela, küçüklüğünden beri ona söylenen yarası "Güç" kavramından oluşan konuşmaları dinlemezdi. Başına buyruktu biraz, sağda solda karalamalar yapar dururdu. Kendi halinde takılırdı. Kimseye sataşmazdı. Ta ki Ahir ile tanışana kadar.. Mutfağın en uç köşesinde duran diken diken bir görünüme sahip yukarı ve geriye doğru yaslanmış siyah tutamlar gözlerinin önünde öyle seçici bir hale gelmişti ki Yaşar için, tek odak noktası oluvermişti birden. Bir hazineyi bulmak gibiydi o an hissettikleri. Kendisini saran merak, korkutan bir cinsten değil sıcaklığıyla sarıp sarmalayacak bir heyecandı. Tabi bunlar arkadaş bulma düşüncesinden ileriye gidememişti. Onun boylarında duran arkası dönük beden arkadaşı olabilirdi. Ama öyle olmamıştı. Yaşar hiçbir zaman bilmese de arkadaş olmak noktasında hep zorluk yaşayacaktı. Her başlangıç, bir bitişi de içinde barındırır.
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Laura Gercek ailem (Karanlik aşk)
  • Vatan Uğruna
  • Karven
  • ULAŞAMIYORUM/TEXTİNG
  • FERAYE | NEFRETTEN AŞKA
  • Halısaha |texting
  • AŞİRET Mİ!? -Gerçek Ailem-
  • Sessiz Yemin
  • HEKİMOĞLU | Köy - Zoraki Evlilik

Laura Gercak ailem (Karanlik aşk) kitabında hem Gerçek ailme konulu sonlara dogru ise mafya kocamiz da gelecek buna göre okuyun. Kesit. Hiç durmadan koşuyordum. Ciğerlerim yırtılırcasına yanıyor, göğüs kafesime iğneler batıyordu. Ağaçların silueti, tepemdeki ay ışığı altında bir hayalet ordusu gibi uzayıp gidiyordu. Ara ara omuzumun üzerinden arkama bakıyor, peşimden gelip gelmediğini kontrol ediyordum. Bu sefer... bu sefer beni gerçekten öldürürlerdi. ​Kimden kaçtığımı merak ediyorsanız, babadan kaçıyordum. ​Ben Laura Yel, 16 yaşındayım. "Baba" dediğim kişi, Mithat Yel. Maalesef ona gönül rahatlığıyla babam diyemiyorum, çünkü o bana hiç öyle davranmadı. O, beni suskunluğa mahkûm etti. ​Keşke her şey sadece suskunlukla bitseydi. Bin bir türlü işkence, rutubetli karanlık odalar ve... en önemlisi sol bileğimin hemen yukarısındaki büyük yara. O yara, içimdeki küçük ışığı tamamen söndüren, acı bir hatıraydı. Onu, daha on yaşımdayken duvara bir güneş resmi çizdiğim için yapmıştı. Masum bir çizim için beni sandalyeye bağlayıp, o yarayı bileğime kazımıştı. Yarağın nasıl bir şey olduğunu, neyi temsil ettiğini daha sonra detaylı bir şekilde anlatırım. ​O yaradan sonra ne olursa olsun tek kelime etmedim. İşkencelerinde çığlık atmadım, yalvarmadım. Daha küçük yaşta büyümek, sessiz ve dayanıklı olmak zorunda kaldım.

More details
WpActionLinkContent Guidelines