tevafuk

tevafuk

  • WpView
    Reads 1
  • WpVote
    Votes 0
  • WpPart
    Parts 1
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Sun, Jun 2, 2024
WpInfo
Fiction
Romance
Nasıl olurdu bu aklım almıyordu. Çıldırmış mıydım? Yanlış mı hatırlıyordum. Bu beynimin bir oyunu muydu? Yoksa başlı başına bir tevafuk mu... _Her şey peşimde ki o adamlardan kaçmamla başladı. Koşuyordum bilmediğim şehrin sokaklarında. Yağmur içimin yandığını görürcesine daha da çok yağmaya başlamıştı. Artık koşmaktan halim kalmamıştı. Açık dükkan, açık bir kapı arıyordum gecenin ikisinde. Nefes alamaz hala gelmişken bana yaklaştıklarını fark ettim. Son gücümle koştum arada ki mesafeyi biraz açtıktan sonra sola baktım iki binanın arası olan bu yere zorlukla girip kendimi duvara yaslayıp yere çöktüm. Kulağa gelen sesler hiç de hoş değildi" seni elime geçirsem o bacaklarını bir daha benden kaçmak için kullanmayacaksın küçük" korkuyla derin derin nefes alırken yaklaşan ayak sesleri ile elimi hemen ağzıma götürüp ağzımı sıkıca kapadım. "ne tarafa gitti lan bu kız bi kızı elinizden kaçırdınız arayın her yeri çabuk" diye adamlarına komut verdi. Bu araya bakmayı akıl bile edemediler eğildiğim yerden onların aşağıya doğru gittiğini görünce derin nefes aldım. Tam o esnada Bı ışık yandı birinin dışarı çıktığını fark ettim" yine noluyor bu vakitte hayırdır inşallah " diyen bi adam sesi ardından" bilmiyorum baba da hiç hayır gibi durmuyor ben bi baksam iyi olacak " diyen genç adam sesinden sonra saklandığım yerden çıktım kaşları çatık bir şekilde bana bakan amca ve oğluna baktım. Aslında daha çok oğluna baktım sadece baktım... Bu nasıl olurdu beynimden vurulmuşa dönmüştüm. Bana çok tanıdık gelen bu adamdan gözlerimi bir türlü alamadım "hanımefendi iyii misiniz ne arıyordunuz orada? O adamlar sizi mi arıyordu?" ardı arkası kesilmeyen sorulardan sonra gözlerim bulanıklaşmaya başladı son gördüğüm bana hiç yabancı gelmeyen, aklımdan hiç çıkmayan yeşil gözlerdi..
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • MOR SÜTYEN  (Yarı Texting)
  • Sirayet|Texting
  • Futbolcunun aşkı | TEXTİNG |
  • YENGE | YARITEXTİNG
  • KORKUT / bxb
  • Göz Göze "40" Saniye | Texting
  • ALİN | Gerçek Aile
  • Mafyaymısmıs
  • Gecenin Ucunda |  Texting

Bazı düşüşler yere çakılmakla değil, bir canavarın inine düşmekle son bulur." İz, hayatını viyolonselinin kalın tellerine ve siyah dantellerine saklayan, melankolik bir konservatuar öğrencisiydi. Tek istediği, notaların gürültüsüyle dünyayı susturmaktı. Pusat, hayatını kırdığı kemiklerin sesiyle kazanan, öfkesi bileğine takılan elektronik kelepçeyle eve hapsedilmiş bir yeraltı dövüşçüsüydü. Tek gerçeği, sınırları çizilmiş o dört duvardı. Biri yukarıda sanat yaratıyor, diğeri aşağıda vahşeti dizginlemeye çalışıyordu. Ta ki o geceye kadar. İz'in balkona astığı mor sütyen, rüzgarın ihanetiyle aşağı süzüldüğünde, sadece alt kata düşmedi. Pusat'ın yasaklı bölgesine, tam kucağına düştü. Pusat dışarı çıkamazdı. İz aşağı inmeye korkardı. Telefon titredi. Gönderen: Alt Kat Mesaj:"Eşyan kanlı ellerimin arasında. Ve biliyorsun viyolonselist, ben bu evden çıkamam. Eğer onu geri istiyorsan, benim kafesime girmek zorundasın." Sanat, şiddete teslim olduğunda notalar susar. Şimdi sahne sırası, kafesteki canavarda.

More details
WpActionLinkContent Guidelines