UZAK DİYARLAR

UZAK DİYARLAR

  • WpView
    Reads 26
  • WpVote
    Votes 7
  • WpPart
    Parts 3
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Tue, May 7, 2024
BİR ORTA DÜNYA HİKAYESİ Acının , öfkenin , gazabın diyarı ALATAR'da sakin olaysız geçen bir güne rastlamak adeta ödül gibidir. Yılda 2 defa ALATAR'ın tek Tanrısı KİNSOTA huzur günü ilan etmistir. KİNSOTA'yı kızdırmadan önce her gün o kadar neşeli huzurlu geçiyordu ki. O eski günlerden eser yok artık. İnsan büyücüler , onlara bir lütuf olarak verilen gücü kötü niyetle kullandıkları ve bunun sonucunda ALATAR'ı bin yıllar boyunca sürecek buza mahkum ettikleri için , -ALATAR'ın eksenini kaydırdıkları için- KİNSOTA eskiden adı barışın Tanrısı MAMVOXA iken öfkenin tanrısı olarak anılacak şekilde insan büyücülerin soyundan gelen herkesi lanetlemistir. Uzak diyarlarda hayat çok zordur , bir de bunların üstüne soğuk eklenir , göz alabildiğince soğuk diyarlar ALATAR'a hakimdir. Buz Ejderhası FAHİROR'u , bir insan büyücü olan İETRAT kontrol altına alabilmeyi başarmıştır. Bölünmüş olan krallığı birleştirebilirecek tek VARİS'tir. Görevinde başarılı olacak mı öğrenmek istiyorsan sayfaları çevirmeye başla !!!
All Rights Reserved
#6
yükselenler
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • SİYAHIN BEYAZI
  • Aile Sırları
  • Gerçek Ailem~ Eliz
  • KURTBEY
  • DELİ YÜZBAŞI (+21)
  • HER KİMSEN
  •  ABİLERİM Mİ?
  • ISSIZ ADA (+18)
  • Cemre Karadeniz'e Düşerse/GERÇEK AILEM

Miray Aras, hastanenin yoğun kokusu ve telaşlı kalabalığı arasında, beyaz önlüğünün eteklerini uçuşturarak odasına doğru ilerliyordu. Uzun bir nöbetin yorgunluğu omuzlarına binmişti ki, genç bir hemşire nefes nefese yanına yaklaştı. "Miray Hocam, Başhekim Murat Hoca sizi odasında bekliyor. Önemli olduğunu söyledi," dedi hemşire. Miray, yorgunluğunu bir kenara itip rotasını başhekimliğe çevirdi. Murat Bey disiplinli bir adamdı; eğer çağırıyorsa bu ya yeni bir vaka ya da ciddi bir durum demekti. Koridorun sonundaki kapının önüne geldiğinde duraksadı, üzerini düzeltti ve kapıyı sertçe çaldı. İçeri girdiğinde çalışma masasının önünde, her zamanki profesyonel duruşuyla dikildi. Gözleri masanın önündeki boş koltuklara kaydı, ardından Murat Bey'in koltuğuna baktı. Koltuk arkası dönük duruyordu. Murat Hoca'nın orada olduğunu düşünerek hafifçe boğazını temizledi: "Buyurun hocam, beni çağırmışsınız?" Koltuk yavaşça, gıcırdayarak öne doğru döndü. Ancak Miray'ın karşısında görmeyi beklediği babacan Başhekim yoktu. Onun yerine, pahalı takım elbisesi içinde oldukça genç, keskin hatlı ve fazlasıyla yakışıklı bir adam oturuyordu. Adamın yüzünde, zafer kazanmışçasına kibirli bir gülümseme yayıldı. Miray kaşlarını çatarak bir adım geri gitti. "Siz kimsiniz? Murat Hoca nerede?" Genç adam, sanki karşısındaki şaşkınlıktan keyif alıyormuş gibi arkasına yaslandı. Bakışları Miray'ı tepeden tırnağa süzdü. "Murat Hoca yok, ben varım," dedi sesi buz gibi bir özgüvenle. Ardından tek kaşını kaldırarak ekledi: "Abin Civan Mirhanoğlu. Sonunda tanıştık ha, kardeşim?" Miray olduğu yerde donup kaldı. Beyni bu cümleyi idrak etmekte zorlanıyor, hastanenin uğultusu kulaklarında kesiliyordu.

More details
WpActionLinkContent Guidelines