KARGIN
  • WpView
    Reads 690
  • WpVote
    Votes 74
  • WpPart
    Parts 4
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Sat, Dec 9, 2023
"O gece bir silah patladı. Sahne perdelerini açtı ve başroller ortaya çıktı. Yanıp sönen ışıkların keskin gölgesi üzerimize düşüp harlanmış ateş bizi yakmaya başladığında, bedenlerimiz küle dönmedi. Yeniden alev aldı." Merisa Aydemir o akşam elinde patlayan silahın, onun için ağır bedeller getireceğini biliyordu. Gecenin dipsiz karanlığında çaresizce tutuşurken, karşısına çıkan adamın onun için bir şans olduğunu düşünmüştü. Şans hazırlıklı olanları tercih ederdi. Merisa o akşam karşısına çıkan adamın, vurduğu kişinin olduğu cinayeti araştıran ekibin başkomiseri olduğunu öğrenince şansın onunla olmadığını bir kez daha anlamış olmuştu. ... Gözümden akan yaşla beraber acıyla gülümsedim. "Gerçekten bana yardım ettiğini düşünmüştüm." Elimdeki kelepçeyi izlerken ısrarla ona bakmıyordum. "Sadece beni kullandın." Kara gözleri üzerimdeyken sesini duydum. "Beni kullandığın gibi. " 14.11.23 | enisteyjia
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Laura Gercek ailem (Karanlik aşk)
  • FERAYE | NEFRETTEN AŞKA
  • AŞİRET Mİ!? -Gerçek Ailem-
  • Halısaha |texting
  • ULAŞAMIYORUM/TEXTİNG
  • HEKİMOĞLU | Köy - Zoraki Evlilik
  • Vatan Uğruna
  • Sessiz Yemin
  • Karven

Laura Gercak ailem (Karanlik aşk) kitabında hem Gerçek ailem konulu sonlara dogru ise mafya kocamiz da gelecek buna göre okuyun. Kesit. Hiç durmadan koşuyordum. Ciğerlerim yırtılırcasına yanıyor, göğüs kafesime iğneler batıyordu. Ağaçların silueti, tepemdeki ay ışığı altında bir hayalet ordusu gibi uzayıp gidiyordu. Ara ara omuzumun üzerinden arkama bakıyor, peşimden gelip gelmediğini kontrol ediyordum. Bu sefer... bu sefer beni gerçekten öldürürlerdi. ​Kimden kaçtığımı merak ediyorsanız, babadan kaçıyordum. ​Ben Laura Yel, 16 yaşındayım. "Baba" dediğim kişi, Mithat Yel. Maalesef ona gönül rahatlığıyla babam diyemiyorum, çünkü o bana hiç öyle davranmadı. O, beni suskunluğa mahkûm etti. ​Keşke her şey sadece suskunlukla bitseydi. Bin bir türlü işkence, rutubetli karanlık odalar ve... en önemlisi sol bileğimin hemen yukarısındaki büyük yara. O yara, içimdeki küçük ışığı tamamen söndüren, acı bir hatıraydı. Onu, daha on yaşımdayken duvara bir güneş resmi çizdiğim için yapmıştı. Masum bir çizim için beni sandalyeye bağlayıp, o yarayı bileğime kazımıştı. Yarağın nasıl bir şey olduğunu, neyi temsil ettiğini daha sonra detaylı bir şekilde anlatırım. ​O yaradan sonra ne olursa olsun tek kelime etmedim. İşkencelerinde çığlık atmadım, yalvarmadım. Daha küçük yaşta büyümek, sessiz ve dayanıklı olmak zorunda kaldım.

More details
WpActionLinkContent Guidelines