Baloncu Kız

Baloncu Kız

  • WpView
    Reads 7,554
  • WpVote
    Votes 311
  • WpPart
    Parts 17
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Fri, Sep 18, 2015
Alış veriş merkezinin üç katlı olması benim avantajımdı galiba. Şirin bir alış veriş merkezinin en alt katında balon ve bir sürü şeker satan o namı değer ‘Şeker Kız’ bendim. Üniversite parası için kuzenimle açmış olduğum bu dükkanla birlikte çok iyi bir çevre kazandım. Buraya gelen, sürekli uğrayan insanların çocukları için ‘Şeker abla!’ diye bağırdıkları kişi. Bu adı seviyordum, onları mutlu görmeyi de seviyordum. Kuzenimle ilk üniversiteye başlayacağım zaman açmıştık burayı. Kuzenim benden iki yaş büyüktü tabii. Bu işin içinden çıkabileceğimize emin değildim ama şuanda iyi ki açmışım diyorum. Hukuk okuyan bir insan için, adalet ve çocukların mutluluğunu önemseyen biriyim. Bazı zamanlar olmuştur ki bazı çocuklara hiç para almadan şeker ve balon bile vermişimdir. Her zamanki gibi yine derslerimin olmadığı gün onu tanıdım. Öyle sert, öyle kaba biriydi ki, sanırım ona uydurabileceğim tek isim ‘duvar’ olurdu. Gülmez, konuşmaz ve sizi sevmezse nefret ettiği her şeyi yapan biri. Ve onun kardeşi bizim kaderimizi bir araya getiren, benim küçük prensim.
All Rights Reserved
#28
iddia
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • MOR SÜTYEN  (Yarı Texting)
  • Sirayet|Texting
  • Mafyaymısmıs
  • ALİN | Gerçek Aile
  • MESAJIN HEDEFİ ŞAŞTI // TEXT
  • Gecenin Ucunda |  Texting
  • Göz Göze "40" Saniye | Texting
  • KORKUT / bxb
  • YENGE | YARITEXTİNG
  • Futbolcunun aşkı | TEXTİNG |

Bazı düşüşler yere çakılmakla değil, bir canavarın inine düşmekle son bulur." İz, hayatını viyolonselinin kalın tellerine ve siyah dantellerine saklayan, melankolik bir konservatuar öğrencisiydi. Tek istediği, notaların gürültüsüyle dünyayı susturmaktı. Pusat, hayatını kırdığı kemiklerin sesiyle kazanan, öfkesi bileğine takılan elektronik kelepçeyle eve hapsedilmiş bir yeraltı dövüşçüsüydü. Tek gerçeği, sınırları çizilmiş o dört duvardı. Biri yukarıda sanat yaratıyor, diğeri aşağıda vahşeti dizginlemeye çalışıyordu. Ta ki o geceye kadar. İz'in balkona astığı mor sütyen, rüzgarın ihanetiyle aşağı süzüldüğünde, sadece alt kata düşmedi. Pusat'ın yasaklı bölgesine, tam kucağına düştü. Pusat dışarı çıkamazdı. İz aşağı inmeye korkardı. Telefon titredi. Gönderen: Alt Kat Mesaj:"Eşyan kanlı ellerimin arasında. Ve biliyorsun viyolonselist, ben bu evden çıkamam. Eğer onu geri istiyorsan, benim kafesime girmek zorundasın." Sanat, şiddete teslim olduğunda notalar susar. Şimdi sahne sırası, kafesteki canavarda.

More details
WpActionLinkContent Guidelines