MİRZA

MİRZA

  • WpView
    Reads 92
  • WpVote
    Votes 44
  • WpPart
    Parts 10
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Sun, Mar 31, 2024
WpInfo
Fiction
Romance
Çocukluklarına dayanan bir aşk hikayesi Mirza ve Yiğit'inki. İkiside büyük şimdi belki ama hala çocuk. Mirza takıntıları ve korkuları olan bir çocuk iken, Yiğit büyümek zorunda bırakılmış bir çocuk mesela. Peki bir çocuk nasıl olur da takılıp düştüğü yarayı kendi başına temizler? Zor olur belki ama yanında yol arkadaşı olduğunda canı neredeyse hiç acımaz. O yol arkadaşı sevdiği, olduğunda bile sürekli güçlü durmak için birbirlerini desteklerler. Ve hep yolun sonu için savaşırlar. Sadece cesaret kurtarabilir onları. Güç ve sevgi, duygular ve cesurlukları. Yaralarını unutup ayağa kalkmak için sadece bu silahlara ihtiyaçları vardır aslında. Güç ve sevgi silahını sürekli Yiğit taşır mesela. Duygu ve cesurluk kılıçlarını ise sürekli Mirza taşır. Onlar hep sırt sırda bu şekilde savaşmıştır. Onlar karşılarındaki insanların haberleri bile olmadan, çoktan hazırdılar. Peki ya düşmanları? Evet onlar ise yeterince insanlık yoksunlarıydılar. Peki iyi olan hep kazanır mıydı? Hayır, şimdilik kaderin önüne geçmeyeceğiz. "Sabahları güzeldir fakat geceleri hep daha kısa gelir insana. Bu yüzden daha özeldir gece, bazıları için." "Bu bir Mirİt hikayesidir."
All Rights Reserved
#244
akil
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • AZE
  • NEVBAHAR (Düzenlenecek)
  • Doktor Neyi İtiraf Edecek Hemşire Hanım?| Yarı Text
  • SİCİLYA MATRİSİ | Yarı Texting
  • KARA HARP Mİ? (YARI TEXTİNG)
  • ASENA
  • Gözler Aynı Sen
  • RUH-U REVAN
  • Karadeniz'in Kızı (Gerçek Ailem) - DÜZENLENECEK!
AZE

PANOMDA VE KİTABIMDA REKLAM YAPANLARI ENGELLİYORUM, YORUMLARINI SİLİYORUM. *** "Tahsin amca kim bu herif?" diye sordum. Kara gözleri avına odaklanmış bir aslan gibi keskince benim ürkek yeşillerime odaklıydı. "Behzat Kıvançlı'nın büyük oğlu Halil İbrahim Kıvançlı." dedi sesinde bariz bir gerginlik vardı. Benim tanımadığım bu adam etrafımdaki herkesi fazlasıyla germiş durumdaydı. "Onlar Karadenizli değiller mi? Ne işi varmış bu topraklarda?" diye sordum. Gözlerimi zar zor kopardım kara gözlerinden. Göz göze geldik Tahsin amcayla, "Onun olanı almaya gelmiş babandan, öyle diyorlar..." Anlamaz bir şekilde kaşlarımı çattım, "Onun olan ne varmış burada acaba? Bizim topraklarımızda hükmü geçmez onun!" dedim çirkefçe. "Benim hükmümün geçmeyeceği bir toprak yoktur küçük hanım." Arkamdan duyduğum sesle irkildim, bu kalın ve sert ses Halil İbrahim denen adama ait olamazdı değil mi? Tahsin amcanın gözlerinden dehşet geçti, arkamdaki adamın önünde hemen ellerini birleştirip başını eğdi ne oldu bilmiyorum ama sessizce yanımızdan sadece birkaç adım ayrılıp bizi baş başa bıraktı ama hala köşede tetikteydi. Cesaretimi toplayarak döndüm ona. Yakın mesafeden gördüm kara gözlerini şimdi daha bir karanlık bakıyordu. "Topraklarınızda gözüm yok. Ben benim olanı almaya geldim." dedi karanlık çıkan ses tonuyla. Yutkundum, sesimin titrememesine özen göstererek, "Senin olan neymiş?" diye sordum. O an gözlerinin parladığına yemin edebilirdim. "Aze, Aze diye bir kadın. Bey kızı Aze derlermiş buralarda ona." Gözlerim istemsiz irileşti, buzlu suyun içine düşmüş gibi titredim. Aze kızdım ben. Yüreği yiğit, gözleri güleç Aze kızdım... Bey kızı Aze derlerdi bana. *** BU KİTAPTA GEÇEN OLAYLAR VE KİŞİLER TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR. GERÇEK KİŞİ VE KURUMLARLA ALAKASI YOKTUR.

More details
WpActionLinkContent Guidelines