Flight Number: Love

Flight Number: Love

  • WpView
    Membaca 115
  • WpVote
    Vote 10
  • WpPart
    Bab 4
WpMetadataReadBersambung
WpMetadataNoticePublikasi terakhir Sen, Nov 6, 2023
Bir söz vardır bilir misiniz? Çekirge bir sıçrar iki sıçrar üçüncüde ele geçer. Bir insana bir kere denk gelirsin. Önemsemezsin. Senin için herhangi biridir o. Bir müddet sonra ikinci kere denk gelirsin. Bir yerden tanıyorum dersin. Hatta deja vu yaşaya da bilirsin. Ve tesadüf o ya, üçüncü kere de karşılaşırsan ya aklını kullanır, bu işte bir iş var dersin ya da yapabileceğin en büyük aptallığı edip, tesadüfe bağlarsın. Eğer sen "tesadüfe" bağlıyorsan sadece aptal değilsindir. Aynı zamanda korkaksındır. Peki, tesadüf diye bir şey var mı? Kâinatta her şey düzen ve uyum içinde, nizamik bir şekilde seyrederken sen markette karşılaştığın "rastgele" bir insanı, tesadüfe bağlayabilir misin? O kişinin markette olması veya olmaması senin geleceğini, kaderini etkileyebilir mi? Ağaçtan düşen hiçbir yaprak, yeryüzüne düşen hiçbir su damlacığı tesadüf eseri değildir. Biriyle herhangi bir yerde karşı karşıya gelmek gibi. Buna rastantı dedin anladım, peki bu kişinin ikinci defa karşına çıkması "rastlantı, tesadüf" mü? Yoksa yüce yaratıcının senin için oluşturduğu kaderin yavaş yavaş ortaya çıkması mıdır? Hikayeye başlamadan bunu bir düşünün istedim.
Seluruh Hak Cipta Dilindungi Undang-Undang
#88
manken
WpChevronRight
Bergabunglah dengan komunitas bercerita terbesarDapatkan rekomendasi cerita yang dipersonalisasi, simpan cerita favoritmu ke perpustakaan, dan berikan komentar serta vote untuk membangun komunitasmu.
Illustration

anda mungkin juga menyukai

  • Laura Gercek ailem (Karanlik aşk)
  • HEKİMOĞLU | Köy - Zoraki Evlilik
  • Vatan Uğruna
  • ULAŞAMIYORUM/TEXTİNG
  • FERAYE | NEFRETTEN AŞKA
  • AŞİRET Mİ!? -Gerçek Ailem-
  • Karven
  • Sessiz Yemin
  • Halısaha |texting

Laura Gercak ailem (Karanlik aşk) kitabinda hem Gercek ailme konulu sonlara dogru ise mafya kocamiz da gelecek buna göre okuyun. Kesit. Hiç durmadan koşuyordum. Ciğerlerim yırtılırcasına yanıyor, göğüs kafesime iğneler batıyordu. Ağaçların silueti, tepemdeki ay ışığı altında bir hayalet ordusu gibi uzayıp gidiyordu. Ara ara omuzumun üzerinden arkama bakıyor, peşimden gelip gelmediğini kontrol ediyordum. Bu sefer... bu sefer beni gerçekten öldürürlerdi. ​Kimden kaçtığımı merak ediyorsanız, babadan kaçıyordum. ​Ben Laura Yel, 16 yaşındayım. "Baba" dediğim kişi, Mithat Yel. Maalesef ona gönül rahatlığıyla babam diyemiyorum, çünkü o bana hiç öyle davranmadı. O, beni suskunluğa mahkûm etti. ​Keşke her şey sadece suskunlukla bitseydi. Bin bir türlü işkence, rutubetli karanlık odalar ve... en önemlisi sol bileğimin hemen yukarısındaki büyük yara. O yara, içimdeki küçük ışığı tamamen söndüren, acı bir hatıraydı. Onu, daha on yaşımdayken duvara bir güneş resmi çizdiğim için yapmıştı. Masum bir çizim için beni sandalyeye bağlayıp, o yarayı bileğime kazımıştı. Yarağın nasıl bir şey olduğunu, neyi temsil ettiğini daha sonra detaylı bir şekilde anlatırım. ​O yaradan sonra ne olursa olsun tek kelime etmedim. İşkencelerinde çığlık atmadım, yalvarmadım. Daha küçük yaşta büyümek, sessiz ve dayanıklı olmak zorunda kaldım. ​Evden dışarıya çıktığım günleri toplasam bir ayı geçmez. "Peki nasıl okula gidiyorsun?" diye sorabilirsiniz. Mithat Yel çok zengin biriydi ve öğretmenleri buraya, bu dağ başındaki malikaneye getiriyordu. Doğduğumdan beri bu ıssız, gözlerden uzak yerde yaşıyordum. Bu altın kafesten kurtulmak için 15 yaşımdan bu yana tam üç kez kaçmaya çalıştım. Ve her yakaladığında, karşılığını misliyle, hatta fazlasıyla verdi. ​Ama bu dördüncü denememdi. Ve bu sefer, geri dönm

Detail lengkap
WpActionLinkPanduan Muatan