SOMBRAS
  • WpView
    Reads 45
  • WpVote
    Votes 8
  • WpPart
    Parts 1
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Sun, Jun 14, 2015
Issiz sokakta adimlarini sayarak,  etrafa endiseli bakislarini atarak ilerliyordu Bay Hamprey. Kendisi kasabanın şerifi olmasına rağmen, o da bu saatlerde kasabasının güvensiz olduğunu biliyordu. Nereden geldiği bilinmeyen köpek uğultularına öfkeyle homurdanıyor.  Onu bu saatte yanına çağıran arkadaşlarını da unutmadan bir şeyler mırıldanıyordu.  Kasaba başkanlığının önüne geldiğinde, binada yanan tek ışığın olduğu tek odayı gözüyle süzdü. Kasaba Başkanı Değerli Dostu Bay Pierce'ın odasıydı. Başkanlık bınasından içeri geçip, hafifçe öksürerek içerisinde Bay Grace, Bay Pierce ve Bay Gillan'ın bulunduğu odaya girdi. Aslında tam olarak gecenin bu saatinden yatağından kaldırılma nedenini merak ediyordu. Arkadaşlarına dönüp soracaktı ki Bay Pierce önce davrandı. Elindeki kırmızı kutuyu Bay Hastings'e gösterdi. Bay Hastings küçük dilini yutmuş, bu şeyin arkadaşlarında ne aradığını, o şeyi nasıl aldıklarını düsünüyordu. "Ama, nasıl?"dedi, arkadaşlarına dönerek. Sesinde şaş
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Katman :1451( Düzenleniyor) (+18)
  • FIRTINA ZAMANI
  • KIZIL GECE
  • The Villainess turns the Hourglass|•ÇEVİRİ {Tamamlandı}
  • KORDELYA
  • YASAK TOPRAKLARIN GELİNİ(canavarların şafağı) -Tamamlandı-
  • İçimdeki Canavar (TAMAMLANDI)
  • Kanlı Lordun Gelini
  • Bir Cadının Bedeninde Uyandım
  •  Sonu Kötü Biten Yan Karakter Oldum!

İlk Yayın Tarihi: 9 Şubat 2026 ​"Bir arkeolog olarak toprağın altında geçmişi ararken, bir gün o geçmişin tam ortasına düşeceğimi hiç hayal etmemiştim." ​Seray için hayat; kazı alanları, tozlu kitaplar ve tarihin sessiz tanıkları olan antik parçalardan ibaretti. Ancak İstanbul'un kalbinde açılan o gizemli çukur, onu sadece toprağın altına değil, tam beş yüz yıl öncesine, 1451 yılının kışına sürükledi. ​Avucunda yanan, sırrını çözemediği o mühürle; ne olduğunu anlamadığı bir çağın, entrikalarla dolu bir sarayın ve henüz 'Fatih' olmamış ama gözlerinden ateşler saçan bir sultanın kucağına düştü. ​Şimdi Seray için hayatta kalmak, o paslı dikişlerle dolu yarasından daha zordu. Bir yanda kendi zamanına dönme arzusu, diğer yanda II. Mehmed'in sarsılmaz korumacılığı ve omuzlarına binen cihanın yükü... ​Tarih kitaplarında okuduğu o büyük fethin eşiğinde, Seray sadece bir tanık mı olacaktı yoksa o meşhur tarih sayfalarını kendi elleriyle mi yeniden yazacaktı? ​"Ben buraya ait değildim ama onun gözlerine baktığımda, ilk kez kendimi evimdeymişim gibi hissediyordum." ​Zamanın durduğu, mühürlerin konuştuğu ve kalplerin savaştığı bir hikaye başlıyor.

More details
WpActionLinkContent Guidelines