KAYIP RUHLARIN FISILTISI

KAYIP RUHLARIN FISILTISI

  • WpView
    Reads 16,412
  • WpVote
    Votes 836
  • WpPart
    Parts 16
WpMetadataReadMatureOngoing
WpMetadataNoticeLast published Tue, Mar 10, 2026
Kaderin cilvesi kayıp ruhları bir araya getirmeyi severdi. Her şey geçmişinde başarısız bir denek olan Almira'nın, en yakın arkadaşı Malia'nın ölümünün ardından ondan kalan tek emanete bakmak için Amerika'ya gelmesiyle başlar. Babasının eski ortaklarından Turhan Kaymaz'ın oğlu Çağlar Utku Kaymaz da arkadaşı Malia'nın ölürken ondan tek isteğini yerine getirmek için oradadır. Yakın zamanda eşini kanser dolayısıyla kaybeden Çağlar, kendini Malia'nın emanetine, oğlu Poyraz'a adar. Poyraz henüz iki aylıkken aralarına katılan Almira; başta yabancı olduğu bu hayata adapte olma konusunda zorlansa da hayat, Almira'dan alacakları için hazırlanıyorken aynı zamanda da verecekleri için de uygun zamanı kolluyordur. Hayatına ansızın giren genç kıza alışma konusunda çekinceleri olan Çağlar için ise kaderin yepyeni planları vardır. "Geçmişinde ne olduğunun bir önemi yok Almira, bu hayatın bana çok fazla can borcu var. Şimdi artık ödeme vakti geldi, seni de kaybetmeyeceğim."
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • AZE
  • ASENA
  • NEVBAHAR (Düzenlenecek)
  • Doktor Neyi İtiraf Edecek Hemşire Hanım?| Yarı Text
  • RUH-U REVAN
  • Gözler Aynı Sen
  • SİCİLYA MATRİSİ | Yarı Texting
  • KARA HARP Mİ? (YARI TEXTİNG)
  • Karadeniz'in Kızı (Gerçek Ailem) - DÜZENLENECEK!
AZE

PANOMDA VE KİTABIMDA REKLAM YAPANLARI ENGELLİYORUM, YORUMLARINI SİLİYORUM. *** "Tahsin amca kim bu herif?" diye sordum. Kara gözleri avına odaklanmış bir aslan gibi keskince benim ürkek yeşillerime odaklıydı. "Behzat Kıvançlı'nın büyük oğlu Halil İbrahim Kıvançlı." dedi sesinde bariz bir gerginlik vardı. Benim tanımadığım bu adam etrafımdaki herkesi fazlasıyla germiş durumdaydı. "Onlar Karadenizli değiller mi? Ne işi varmış bu topraklarda?" diye sordum. Gözlerimi zar zor kopardım kara gözlerinden. Göz göze geldik Tahsin amcayla, "Onun olanı almaya gelmiş babandan, öyle diyorlar..." Anlamaz bir şekilde kaşlarımı çattım, "Onun olan ne varmış burada acaba? Bizim topraklarımızda hükmü geçmez onun!" dedim çirkefçe. "Benim hükmümün geçmeyeceği bir toprak yoktur küçük hanım." Arkamdan duyduğum sesle irkildim, bu kalın ve sert ses Halil İbrahim denen adama ait olamazdı değil mi? Tahsin amcanın gözlerinden dehşet geçti, arkamdaki adamın önünde hemen ellerini birleştirip başını eğdi ne oldu bilmiyorum ama sessizce yanımızdan sadece birkaç adım ayrılıp bizi baş başa bıraktı ama hala köşede tetikteydi. Cesaretimi toplayarak döndüm ona. Yakın mesafeden gördüm kara gözlerini şimdi daha bir karanlık bakıyordu. "Topraklarınızda gözüm yok. Ben benim olanı almaya geldim." dedi karanlık çıkan ses tonuyla. Yutkundum, sesimin titrememesine özen göstererek, "Senin olan neymiş?" diye sordum. O an gözlerinin parladığına yemin edebilirdim. "Aze, Aze diye bir kadın. Bey kızı Aze derlermiş buralarda ona." Gözlerim istemsiz irileşti, buzlu suyun içine düşmüş gibi titredim. Aze kızdım ben. Yüreği yiğit, gözleri güleç Aze kızdım... Bey kızı Aze derlerdi bana. *** BU KİTAPTA GEÇEN OLAYLAR VE KİŞİLER TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR. GERÇEK KİŞİ VE KURUMLARLA ALAKASI YOKTUR.

More details
WpActionLinkContent Guidelines