Story cover for LALO by guullaarreess63
LALO
  • WpView
    LETTURE 864,578
  • WpVote
    Voti 52,716
  • WpPart
    Parti 29
  • WpView
    LETTURE 864,578
  • WpVote
    Voti 52,716
  • WpPart
    Parti 29
Completa, pubblicata il ott 12, 2023
☘️Günçiçek▪️Fırat☘️


Günçiçek sinirle odaya girdiğinde Gülten'i ve annesinin yan yana buldu. Adımları Gülten'i bulduğunda kadının saçını başını yolmamak için kendimi zor tuttu.

"Ne diye geldin yine? Anlamaz mısın? İstemem diyorum! Ne kırkındaki adama varırım ne de kuma olurum. Şimdi kimin adını ağzına aldıysan onunla gidesin. Bir daha kapımıza gelme!"

Günçiçek sinirle bağırırken Selma Hanım hızla yerinden kalkıp Günçiçek'in koluna girdi. Kızı sinirlenirsin karşısındakinin yaşına bakmaz saçını başını yolardı valla!

"Sen git Gülten, ben sana haber edecem."

Gülten hızla yerinden kalktı. Allah var korkuyordu Günçiçek'ten. "Tamam abla," dedi Gülten hızla evden çıkarken. 

Gülten'in gidişiyle Günçiçek kolunu annesinden kurtarıp karşısına dikildi. Gözlerinde hayal kırıklığı vardı. "Ne haberi ana! Beni babam yaşımda adamlara mı vereceksiniz?"

Selma Hanım yanlış anlaşıldığını fark ettiğinde hızla konuştu. "Yok kurban olduğum, yapar mıyım heç? Bu sefer gelen ne baban yaşındadır ne de evli. Bu sefer gelen çevre köyden Fırat Beydir."

Günçiçek'in kaşlarını şaşkınlıkla havaya kalktı. Fırat Bey mi? Fırat bey merhameti tanınan bir Beydi. Lakin bir kusuru vardı. Dilsizdi. Hatta bundan dolayı LALO derlerdi Fırat Beye. 

Günçiçek'in boğazında sert bir yutkunma geçti. Ne yapacaktı? Kabul edecek miydi? Düşündü. Eğer kabul etmezse laflar asla dinmeyecek, diller kız kardeşlerine kadar uzanacaktı. Daha fazla düşünmedi. 

İçten içe pişman olmamak için dua ederken son sözlerini söyledi. "Kabulümdür. Gelsin Fırat Bey."



Yayınlanma tarihi; 04/11/2023
Bitiş tarihi; 04/05/2024

LALO isimli ilk ve tek kurgudur
Tutti i diritti riservati
Iscriviti per aggiungere LALO alla tua Biblioteca e ricevere tutti gli aggiornamenti
oppure
#15sevgi
Linee guida sui contenuti
Potrebbe anche piacerti
𝖢𝖠𝖭𝖧𝖨𝖱𝖠Ş •𝖣İ𝖫𝖣𝖠𝖱•(AŞİRET +18) DÜZENLENİYOR.... di Sevval_Alpar01
43 parti Completa
"O silahı elinden indir!" dediğimde, yan duran vücudunu ağır ağır bana doğru çevirdi ama o silah abimin alnına daha da bastırıldı. Yüzündeki sinsi tebessüm meydandaki herkesin yüreğini sıkıştırıyordu. "Yoksa?" diye soruşu, meydandaki bütün insanları endişelendirmeye yeterdi. Kalabalığın nefesi bir anlığına tutulmuş gibiydi. Çenemi herkesin inadına dikleştirip, gözlerimi onunkilere kilitledim. "Yoksa sana yemin olsun! Bu meydanı kanınla yıkarım!" diye bağırdım. Sözlerim gökyüzüne çarpıp geri indi, meydanda taş kesilmiş onlarca insanın üzerinde yankılandı. "Efsun!" diyen abime bakmadım. Gözlerim, kanla kaplanmış yüzüne kayacak olursa gardımın düşeceğini biliyordum. Onun bitap nefesi bile içimdeki öfkenin dengesini bozabilirdi. "Demek kanım ile yıkarsın ha!" dediğinde, fısıltısı bile meydanı inletti. Sanki rüzgar, sesi alıp bütün taş sokaklara taşıdı. Kalabalık tek bir ağızdan derin bir nefes aldı, kimse kıpırdamaya cesaret edemedi. "Azad ağa, yaparım bilirsin! Bu seni ilk vuruşum olmaz!" deyişimin ardından kaşları çatıldı. Çelik gibi bakan gözleri bir anlığına karardı. O an kalabalıktan birkaç kişi korkuyla geriye doğru koştu; ayak sesleri taş zeminde yankılandı. Koskoca Mardin! Her taşında kanın, her sokağında intikamın yankılandığı o şehir... En iyi o bilirdi; yıllar önce nasıl AZAD KARAASLAN'ı gözümü bile kırpmadan vurduğumu. O gün güneş batmamıştı sanki, Mardin yasa bürünürken Diyarbakır'da zılgıtlar eşliğinde birçok kapıda düğün yapılmıştı. Gözyaşı ile kahkaha aynı anda yükselmişti gökyüzüne. Ben, EFSUN ŞANLI... Yıllar önce babamın kanını akıtan adamın kanını bu meydanda dökmüştüm. Zerre korkmadan, zerre aşkımı aklıma getirmeden. O an kalbimde ne kadınlık ne merhamet kalmıştı; sadece intikamın soğuk ve keskin tadı vardı.
Aksay Aşireti (Gerçek Ailem) di misayyakacik
51 parti Completa
#duygu 1(31.01.2026) #aile 1(24.01.2026) "Bu saçmalığa son vermezseni-" adam bi adım bana yaklaştı. O an içimde fırtınalar kopmaya başlamıştı bile soğuk sesiyle fısıldadı "Senin soyadın Aksay. Sen Derin Kaya Aksaysın" dedi. Yüzüne tükürdüm "Bir daha bana Aksay dersen o ağzını yerinde bulamazsın" dedim hırsla. İki adam beni tutuyodu debelensem bile fayda etmedi. AKSAY KONAĞI denen yere gelmiştik. "Bırakın beni" derken bile bütün Mardini inletmiştim kapılar açıldı ve beni zorla içeri götürdüler Etrafımda insanlar vardı bana kınayıcı gözlerle bakanlar, ters bakışlar,heyacanlı bakışlar her türden üstümde gözler vardı. Karşımda 7 kişi duruyodu, bunlardan 5 abim yaşında kişiler , 1kadın ve 1 adam vardı. "Bırakın ula size demedim mi saçının teline bile zarar gelmicek" diye bağırdı esmer bi genç. Kollarımı bırakınca derin nefes aldım "Derhal beni bırakıyorsunuz kimsiniz siz, sizin bu yaptığınız şeye adam kaçırma derler" diyerek haykırdım Adam bi adım atınca bende otomatik geri adım attım. Bunu görünce yüzü düştü "Herkes beni iyi dinlesin. Derin Kaya benim öz be öz kızımdır, ona saygısızlık eden bana etmiş olur duydunuz mu beni" diye bağırarak konuştu Güldüm "Ben senin kızın falan değilim,asıl siz anlayın şunu. Ben yıllar önce babamı kaybettim , şimdi ise gelmiş karşıma ben senin babanım şaka mısınız siz". "BEN DERİN KAYA ÖZTÜRKÜM. AKSAY DEĞİL ÖZTÜRK ÖLEN ANNEMİN SOYADINI GURURLA TAŞIYAN Bİ KIZIM. HERKES ASIL BUNU ÖĞRENSİN" herkeste fısıldamalar başladı.....
Sert Ve Kırılgan di Egeninincisiizmiiir
37 parti In corso
İnsan neyle yaşar? Ya da ne için yaşar? Kendisi için mi, yoksa etrafındakiler için mi? Yaşamak istediği için mi, yaşamak zorunda olduğu için mi? Ya da yaşamak zorunda mıydı ki? Peki ben ne için yaşayacağım? Hayattan zevk alan var mıydı? Hayattan nasıl zevk alınırdı? Hayattan zevk almak isteyen kimdi ki zaten?... Herşeye rağmen ben olabilirdim belki... ~ O her yerde, hep yanımda yada hiçbir yerde ve ben yalnızım. Ya da öyle olduğumu sanıyorum. Beni istiyor, yanına gitmemi istiyor... Bedeninimin kontrolünü eline almak istiyor... ~ "Korkmuyorum karanlığınla yüzleşmeye."dedi genç kadın. "Bunu sen istiyorsun!" Dedi genç adam, duvara yasladığı kadının kulağına doğru eğildi ve fısıldadı; "Ve ben sana istediğini vermeyeceğim. Seninle birlikte bu dünyada benim cehennemimi yaşamayacağız." Kadın adamın ondan çekilmesine izin vermeden tıpkı onun gibi fısıldadı; "Seninle birlikte bu dünyadaki cennetimi yaşamak için uğraşacağım." ~ Bizde zaman darmaduman, biz darmadumanız. ~ 22 yaşında, etrafındaki kalabalığın içerisinde yapayalnız, hayatında kararları kendi başına alamayan genç bir kadın. 25 yaşında, kafasındaki sesleri susturma yolunda çabalayan genç bir adam. İkisi de darmaduman... İki darmaduman beden birbirini bulduğunda ne olacaktı? Birbirlerinin enkazlarının altında mı ezilecekler? Yoksa birlikte mi yükselecekler? Başlangıç: 10.06.2024 Bitiş:
FERAYE | NEFRETTEN AŞKA  di mavverra
54 parti In corso
Bir odayı karıştırmak hayatını yerle bir etmeye yeter mi? Sadece biraz dinlenmek istemişti. Ama gözlerini açtığında zenginliğin içinde kaybolmuş kibirli bir adamın yatağındaydı, hem de yalnızca bir havluyla. Feraye zengin bir aileye gelin giden ablasının yanında yaşamak için geldiği yalıda yalnızca huzurlu bir hayat arıyordu. Ancak gecenin bir yarısı yanlış bir odaya girip tanımadığı bir adamın yatağında uyanmasıyla her şey geri dönülemez şekilde değişti. O geceden sonra hayatı artık ona ait olmaktan çıktı. Karşısında kibriyle sinirlerini zorlayan ama varlığıyla kalbini darmadağın eden bir adam vardı. Bazı sınavlar kaçmakla geçilmezdi, bazı duygular görmezden gelinmezdi. Ve bazı adamlar unutulamazlardı. ❝"Kucağımdasın." dedi alçak bir sesle. "Dün gece seni elimle getirdim ve vücudunda hâlâ izlerim var." Beni daha çok çekti kendine doğru, kendi alt bedenine doğru bastırdı. Onu hissedebilmek muazzam bir arzu uyandırıyordu bedenimde, sağduyu ve mantığımın yerini şehvet ve ihtiras alıyordu. "Arzu duyduğunu, beni ne kadar istediğini biliyorum." Nefesim hızlandı, söyledikleri ne yazık ki tamamen gerçekti. Onu delice arzuluyordum, hatta bazen rüyamlarımda bile gördüğüm oluyordu. Bu yüzden kasıklarım sızlıyor şu an, bu yüzden ateş bastı bedenimi. Yüzü yüzüme daha çok yaklaşınca burunlarımızın uçları birbirine değdi, dudaklarım öpülme arzusuyla karıncalanmaya başlamışlardı. Onun temasına kayıtsız kalamıyordum, korkunç bir ten uyumu vardı aramızda. "Kaçman bunu değiştiremez." Konuşurken dudakları benimkine dokunuyordu, kendimi tutamayıp ilk hamleyi yapan olmaktan korkuyordum. "Ben de seni istiyorum." diye ekledi en son, zaten hemen ardından dudaklarıma kapandı.❞ ▪︎Yaş farkı vardır. ▪︎Cinsel içerik vardır. Cinsellik, küfür ve hassas içerikler barındırmaktadır. Rahatsız olacaklar okumasın.
Potrebbe anche piacerti
Slide 1 of 16
𝖢𝖠𝖭𝖧𝖨𝖱𝖠Ş •𝖣İ𝖫𝖣𝖠𝖱•(AŞİRET +18) DÜZENLENİYOR.... cover
BALLICA MAHALLESİ cover
GÜNCE | Gerçek Ailem cover
Halısaha |texting cover
EDİBE  |Tamamlandı|  cover
Aksay Aşireti (Gerçek Ailem) cover
KAYBOLMUŞ AŞIKLAR KİTAPÇISI  cover
ABAÇ cover
Sert Ve Kırılgan cover
Sen Başkasın cover
FERAYE | NEFRETTEN AŞKA  cover
Ağa'nın Rüyası (Düzenleniyor) cover
Esmer cover
Karagümrük Yanıyor (KİTAP OLUYOR) cover
GÜZ cover
Mutlu Mesut                                 🧵Tamamlandı🧶 cover

𝖢𝖠𝖭𝖧𝖨𝖱𝖠Ş •𝖣İ𝖫𝖣𝖠𝖱•(AŞİRET +18) DÜZENLENİYOR....

43 parti Completa

"O silahı elinden indir!" dediğimde, yan duran vücudunu ağır ağır bana doğru çevirdi ama o silah abimin alnına daha da bastırıldı. Yüzündeki sinsi tebessüm meydandaki herkesin yüreğini sıkıştırıyordu. "Yoksa?" diye soruşu, meydandaki bütün insanları endişelendirmeye yeterdi. Kalabalığın nefesi bir anlığına tutulmuş gibiydi. Çenemi herkesin inadına dikleştirip, gözlerimi onunkilere kilitledim. "Yoksa sana yemin olsun! Bu meydanı kanınla yıkarım!" diye bağırdım. Sözlerim gökyüzüne çarpıp geri indi, meydanda taş kesilmiş onlarca insanın üzerinde yankılandı. "Efsun!" diyen abime bakmadım. Gözlerim, kanla kaplanmış yüzüne kayacak olursa gardımın düşeceğini biliyordum. Onun bitap nefesi bile içimdeki öfkenin dengesini bozabilirdi. "Demek kanım ile yıkarsın ha!" dediğinde, fısıltısı bile meydanı inletti. Sanki rüzgar, sesi alıp bütün taş sokaklara taşıdı. Kalabalık tek bir ağızdan derin bir nefes aldı, kimse kıpırdamaya cesaret edemedi. "Azad ağa, yaparım bilirsin! Bu seni ilk vuruşum olmaz!" deyişimin ardından kaşları çatıldı. Çelik gibi bakan gözleri bir anlığına karardı. O an kalabalıktan birkaç kişi korkuyla geriye doğru koştu; ayak sesleri taş zeminde yankılandı. Koskoca Mardin! Her taşında kanın, her sokağında intikamın yankılandığı o şehir... En iyi o bilirdi; yıllar önce nasıl AZAD KARAASLAN'ı gözümü bile kırpmadan vurduğumu. O gün güneş batmamıştı sanki, Mardin yasa bürünürken Diyarbakır'da zılgıtlar eşliğinde birçok kapıda düğün yapılmıştı. Gözyaşı ile kahkaha aynı anda yükselmişti gökyüzüne. Ben, EFSUN ŞANLI... Yıllar önce babamın kanını akıtan adamın kanını bu meydanda dökmüştüm. Zerre korkmadan, zerre aşkımı aklıma getirmeden. O an kalbimde ne kadınlık ne merhamet kalmıştı; sadece intikamın soğuk ve keskin tadı vardı.