BÜYÜK KORKU

BÜYÜK KORKU

  • WpView
    Reads 45
  • WpVote
    Votes 2
  • WpPart
    Parts 1
WpMetadataReadComplete Sat, Mar 21, 2015
BÜYÜK KORKU Bir zamanlar 9-F diye bir sınıf varmış.Bu sınıf yurtta kalıyormuş.Bir gün sude banyo ederken,birden bir gürültü olmuş ve aniden elektirikler gitmiş.Korkarak havluya sarılıp,elinede bir mum alıp yoluna koyulmuş.Fakat biraz karanlık olduğu için,kızların odasına gireceğine erkeklerin odasına girmiş.Erkekler sudeyi bir hayalet sanmış,baya bi korkmuşlar.Avazı çıkacağı kadar bağırmışlar.Sude onların bağırtısını duyunca daha da korkmuş.Korkudan elindeki mum beyaz çarşafın üzerine düşmüş.Beyaz çarşafın üzerinde 2 kocaman delik açılmış.Sonra enes'le furkan camdan bakıyorlarmış, tam o sırada beyaz çarşaf üzerlerine düşmüş.Sonra eda dışarıda gürkan'ı görmüş.Yanına gitmiş.Beraber koridorda dolaşmışlar.Tam beraber merdivenden çıkarken,emir'i görmüşler.Emir eda ile gürkanı görünce kıskanmış ve gözleri sulanmış, o gözyaşlarını zor tutarak yoluna devam etmiş.Sonunda meriç kantine inmiş.Şartellerin attığını düşünmüş.Tam şartellere bakarken bir ses duymuş.Hemen o sesin çıktığı yere doğru yürümeye başlamış.Birde bakmış ki eren merdivenden düşmüş.Merdivenler kan içindeymiş.İlk meriç korkmuş.Sonradan eren'i görünce korkusu gitmiş.Emine merdivenden incekken meriç'le eren'i kanlar içinde görünce korkmuş.EN SONUNDA ELEKTİRİKLER GELMİŞ. RESMEN HERKES KENDİ KENDİNİ KORKUTMUŞ... :D :D :D
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • SİYAHIN BEYAZI
  • Kurbanlık Öküz
  • DELİ YÜZBAŞI (+21)
  • ISSIZ ADA (+18)
  • KURTBEY
  • Derin(Gerçek ailem)❆
  • Cemre Karadeniz'e Düşerse/GERÇEK AILEM
  • Aile Sırları
  •  ABİLERİM Mİ?
  • come back to me

Miray Aras, hastanenin yoğun kokusu ve telaşlı kalabalığı arasında, beyaz önlüğünün eteklerini uçuşturarak odasına doğru ilerliyordu. Uzun bir nöbetin yorgunluğu omuzlarına binmişti ki, genç bir hemşire nefes nefese yanına yaklaştı. "Miray Hocam, Başhekim Murat Hoca sizi odasında bekliyor. Önemli olduğunu söyledi," dedi hemşire. Miray, yorgunluğunu bir kenara itip rotasını başhekimliğe çevirdi. Murat Bey disiplinli bir adamdı; eğer çağırıyorsa bu ya yeni bir vaka ya da ciddi bir durum demekti. Koridorun sonundaki kapının önüne geldiğinde duraksadı, üzerini düzeltti ve kapıyı sertçe çaldı. İçeri girdiğinde çalışma masasının önünde, her zamanki profesyonel duruşuyla dikildi. Gözleri masanın önündeki boş koltuklara kaydı, ardından Murat Bey'in koltuğuna baktı. Koltuk arkası dönük duruyordu. Murat Hoca'nın orada olduğunu düşünerek hafifçe boğazını temizledi: "Buyurun hocam, beni çağırmışsınız?" Koltuk yavaşça, gıcırdayarak öne doğru döndü. Ancak Miray'ın karşısında görmeyi beklediği babacan Başhekim yoktu. Onun yerine, pahalı takım elbisesi içinde oldukça genç, keskin hatlı ve fazlasıyla yakışıklı bir adam oturuyordu. Adamın yüzünde, zafer kazanmışçasına kibirli bir gülümseme yayıldı. Miray kaşlarını çatarak bir adım geri gitti. "Siz kimsiniz? Murat Hoca nerede?" Genç adam, sanki karşısındaki şaşkınlıktan keyif alıyormuş gibi arkasına yaslandı. Bakışları Miray'ı tepeden tırnağa süzdü. "Murat Hoca yok, ben varım," dedi sesi buz gibi bir özgüvenle. Ardından tek kaşını kaldırarak ekledi: "Abin Civan Mirhanoğlu. Sonunda tanıştık ha, kardeşim?" Miray olduğu yerde donup kaldı. Beyni bu cümleyi idrak etmekte zorlanıyor, hastanenin uğultusu kulaklarında kesiliyordu.

More details
WpActionLinkContent Guidelines