Kalanlar Ve Kaçanlar

Kalanlar Ve Kaçanlar

  • WpView
    Reads 46,146
  • WpVote
    Votes 3,063
  • WpPart
    Parts 33
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published about 16 hours ago
Geçmiş sadece geçmiş midir? Yoksa gelecek hayatımızı oluşturan bir gerçeklik midir? On sekiz yaşına gelen Gece, evinden kaçarken geçmişinden kaçamayacağının farkında değildir. Devlete ait gizli bir teşkilatta Alınan görevler renkler ile temsil edilir. Yeşiller, turuncular ve kırmızılar. Şans eseri bu teşkilata katılma şansı elde eden Gece, Defne, Aras ve Mert, Güneş Çocuk Esirgeme Yurdunun gizli araştırma örgütüne dahil olurlar. Ölen çocuklar neden ölüyordu? Veya gerçekten ölüyor muydu? "Çünkü acı gidenin değil kalanın hikayesidir. Bu hikaye gitmeyi seçenlere ithaf edilmiştir." - *Bu kitapta geçen kişi ve kurumlar tamamen hayal ürünüdür.*
All Rights Reserved
#264
aşk
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • AZE
  • MAHİ (Mahalle Hikâyesi)
  • Abisinin Gülü | Texting
  • Cömert Abi / Texting
  • İPEKSİ BELA | Yarı Texting
  • Halısaha |texting
  • Capo'nun Gelini (+18)
  • KONUK SEVMEZ DENİZ
  • FIRTINAYA MAHKUM İRİS | +18
  • EX'İM Mİ? / Text
AZE

PANOMDA VE KİTABIMDA REKLAM YAPANLARI ENGELLİYORUM, YORUMLARINI SİLİYORUM. *** "Tahsin amca kim bu herif?" diye sordum. Kara gözleri avına odaklanmış bir aslan gibi keskince benim ürkek yeşillerime odaklıydı. "Behzat Kıvançlı'nın büyük oğlu Halil İbrahim Kıvançlı." dedi sesinde bariz bir gerginlik vardı. Benim tanımadığım bu adam etrafımdaki herkesi fazlasıyla germiş durumdaydı. "Onlar Karadenizli değiller mi? Ne işi varmış bu topraklarda?" diye sordum. Gözlerimi zar zor kopardım kara gözlerinden. Göz göze geldik Tahsin amcayla, "Onun olanı almaya gelmiş babandan, öyle diyorlar..." Anlamaz bir şekilde kaşlarımı çattım, "Onun olan ne varmış burada acaba? Bizim topraklarımızda hükmü geçmez onun!" dedim çirkefçe. "Benim hükmümün geçmeyeceği bir toprak yoktur küçük hanım." Arkamdan duyduğum sesle irkildim, bu kalın ve sert ses Halil İbrahim denen adama ait olamazdı değil mi? Tahsin amcanın gözlerinden dehşet geçti, arkamdaki adamın önünde hemen ellerini birleştirip başını eğdi ne oldu bilmiyorum ama sessizce yanımızdan sadece birkaç adım ayrılıp bizi baş başa bıraktı ama hala köşede tetikteydi. Cesaretimi toplayarak döndüm ona. Yakın mesafeden gördüm kara gözlerini şimdi daha bir karanlık bakıyordu. "Topraklarınızda gözüm yok. Ben benim olanı almaya geldim." dedi karanlık çıkan ses tonuyla. Yutkundum, sesimin titrememesine özen göstererek, "Senin olan neymiş?" diye sordum. O an gözlerinin parladığına yemin edebilirdim. "Aze, Aze diye bir kadın. Bey kızı Aze derlermiş buralarda ona." Gözlerim istemsiz irileşti, buzlu suyun içine düşmüş gibi titredim. Aze kızdım ben. Yüreği yiğit, gözleri güleç Aze kızdım... Bey kızı Aze derlerdi bana. *** BU KİTAPTA GEÇEN OLAYLAR VE KİŞİLER TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR. GERÇEK KİŞİ VE KURUMLARLA ALAKASI YOKTUR.

More details
WpActionLinkContent Guidelines