Hayatını ailesinin öncelikleriyle dolduran, duygularını geride tutmaya çalışan bir kadın ve aşka inancı bırakılmayan bir adamın hikayesi..
Affetmek aşkın neresinde?
🌓
Kahverengi gözlerinin paramparça olduğunu görmüş ancak durmamıştım. "Şu haline bak, annen bile sevmemiş seni ben sevmeye çalışıyorum. Sen sevilmek ne demek bile bilmiyorsundur. Sevilmenin nasıl bir şey olduğunu bilmeyen birisine sevgimi verirsem olacağı buydu zaten!"
"Kumru," dediğinde ses tonu düşündüğümden daha kısıktı.
"Ne Kumru?" dedim kaşlarımı çatarak. "Ne var ne, yalan mı!"
"Annemi karıştırma."
"Neden, onun bile sevmediği seni sevmeye çalıştım ben." Kaşları çatıktı ama yutkunurken zorlanmıştı. "Pardon," dedim gözyaşlarına bulanmış nefretime eşlik eden alayla. "Kendimi tekrarladım. Bunu zaten biliyordun. Sen tam bir korkak olduğun için benim de onun gibi seni terk edeceğimi düşündün değil mi?" İşaret parmağımı göğsüne yasladım. "Ben seni terk etmeden sen beni yarı yolda bıraktın. Tam olarak bu oldu değil mi, itiraf et." Gözlerine bakarken ne ona karşı, ne de kendime asla saygım yoktu. Kendime saygım olsa onun karşısında olmazdım.
"Beni yatak odasında bırakıp o kıza dönerken içinden, tüm kadınlar aynı. Tüm kadınlar bu muameleyi hak ediyor, da dedin mi?" Gözlerine bakarken gözlerim biraz sonra söyleyeceğim şeyin gaddarlığı içindeydi. "Kimse senin annen gibi değil." dedim üstüne basa basa. "Seven kişi terk etmez. Annen seni hiç sevmediği için terk etmiş. Sen de bunun öfkesini başkalarından çıkaramazsın!"
"Kumru!" diye gürlediğinde geri durmadım.
"Sen sevilmeyi hak etmiyorsun Emir. Dilerim Allah'tan kimse seni sevmesin. Annenin sevgisizliğinde, benim de sana fazla gelen sevgimde boğul."
All Rights Reserved