ÖTÜKEN (Düzenlenecek)

ÖTÜKEN (Düzenlenecek)

  • WpView
    Reads 64,574
  • WpVote
    Votes 3,643
  • WpPart
    Parts 13
WpMetadataReadMatureOngoing
WpMetadataNoticeLast published Mon, Jun 17, 2024
Dikkat, kitapta yetişkin içerik vardır. (+18) • • • "Gözlerin için sana ne demiştim hatırlıyor musun?" Sessizlik hâkim sürdü ortama. Hatırlıyordum fakat sesimi çıkarmadım. Boğazını temizledi ve devam etti. "Ötüken gözlü demiştim. Gözlerin bana yurt, bakışların yuva oldu demiştim." Sesi sonlara doğru kısılmıştı. Devam etti. "Bir gün ötüken ve vatan arasında kalacağımı hiç düşünmemiştim... Ancak vatan için kendi canımı, gözlerin içinse tüm dünyayı feda edebileceğimi şu an anladım." Kalbim paramparça oldu ve parçaları dilime battı. Konuşamadım. Gözlerim karanlığa gömüldü. (Kurgu yazın kısa bir süre yayımdan kaldırılıp düzenlenecek, bölümler uzatılacak ve kitap formatına dönüştürülecektir.)
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Laura Gercek ailem (Karanlik aşk)
  • ULAŞAMIYORUM/TEXTİNG
  • AŞİRET Mİ!? -Gerçek Ailem-
  • Karven
  • Vatan Uğruna
  • FERAYE | NEFRETTEN AŞKA (Tamamlandı)
  • Halısaha |texting
  • Sessiz Yemin

Laura Gercak ailem (Karanlik aşk) kitabında hem Gerçek ailem konulu sonlara dogru ise mafya kocamiz da gelecek buna göre okuyun. Kesit. Hiç durmadan koşuyordum. Ciğerlerim yırtılırcasına yanıyor, göğüs kafesime iğneler batıyordu. Ağaçların silueti, tepemdeki ay ışığı altında bir hayalet ordusu gibi uzayıp gidiyordu. Ara ara omuzumun üzerinden arkama bakıyor, peşimden gelip gelmediğini kontrol ediyordum. Bu sefer... bu sefer beni gerçekten öldürürlerdi. ​Kimden kaçtığımı merak ediyorsanız, babadan kaçıyordum. ​Ben Laura Yel, 16 yaşındayım. "Baba" dediğim kişi, Mithat Yel. Maalesef ona gönül rahatlığıyla babam diyemiyorum, çünkü o bana hiç öyle davranmadı. O, beni suskunluğa mahkûm etti. ​Keşke her şey sadece suskunlukla bitseydi. Bin bir türlü işkence, rutubetli karanlık odalar ve... en önemlisi sol bileğimin hemen yukarısındaki büyük yara. O yara, içimdeki küçük ışığı tamamen söndüren, acı bir hatıraydı. Onu, daha on yaşımdayken duvara bir güneş resmi çizdiğim için yapmıştı. Masum bir çizim için beni sandalyeye bağlayıp, o yarayı bileğime kazımıştı. Yarağın nasıl bir şey olduğunu, neyi temsil ettiğini daha sonra detaylı bir şekilde anlatırım. ​O yaradan sonra ne olursa olsun tek kelime etmedim. İşkencelerinde çığlık atmadım, yalvarmadım. Daha küçük yaşta büyümek, sessiz ve dayanıklı olmak zorunda kaldım.

More details
WpActionLinkContent Guidelines